Çanakkale Kara Harekatı ve Neden Mustafa Kemal - Ahmet Küçükşahin

Çanakkale Kara Harekatı ve Neden Mustafa Kemal


İngiliz ve Fransızlar, 18 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazının denizden geçilemeyeceğinin anlaşılması üzerine bu bölgedeki muharebeleri karadan da sürdürmeye karar verirler. 

Çanakkale kara harekatının başlangıç tarihi 25 Nisan 1915’tir. 

Aynı anda üç bölgeye çıkarma yaparlar: Anadolu yakasında Kumkale, Gelibolu yarımadasında Seddülbahir ve Arıburnu bölgeleridir. 

Bu esnada, bütün harekat bölgesinde Müstahkem Mevki Komutanlığı, ikişer tümenli iki kolordu ve Saroz bölgesinde ordu emrinde iki tümen bulunmaktadır. Yarbay Mustafa Kemal, harekat için tertiplenmiş bulunan bu altı tümenden birinin komutanıdır. 

Dolayısıyla 25 Nisan 1915 tarihlerinde, Yarbay Mustafa Kemal, Ordu Komutanı,  bir Müstahkem Mevki Komutanı, iki Kolordu Komutanı ve altı tümen komutanı arasında harekata komutan olarak etki eden ilk 10 üst rütbeli kişi içerisindedir.

25 Nisan günü başlayan muharebeler esnasında 19’ncu Tümenin sürekli takviyeler alması (yeni birliklerin emrine verilmesi) nedeniyle Yarbay Mustafa Kemal, 17 Mayısa kadar iki tümeni aşkın büyüklükte bir birliğe komuta etmiştir. (Bu büyüklük, bir kolordu demektir).   

06 Ağustos 1915’de, Anafartalar bölgesinden başlayan düşman taarruzları üzerine Albay Mustafa Kemal, 09 Ağustos günü Anafartalar Grup Komutanlığı’na getirilir. 

10 Aralık 1915 tarihine gelindiğinde Anafartalar Grup Komutanlığı’nın birlik sayısı üçer tümenli üç kolordudur. Yani ordu seviyesindedir. (Tümen sayısı 9’dur. Bir Türk tümeninin mevcudu ortalama 10 bin kişidir.)

Bu esnada iki muharebe cephesi vardır. Seddülbahir bölgesi ve Arıburnu-Anafartalar bölgesidir. Seddülbahir bölgesinin cephe genişliği 6 km, Arıburnu bölgesi cephe genişliği 4 km, Anafartalar bölgesi cephe genişliği 20 km civarındadır. Toplam cephe genişliği 30 km civarındadır. Albay Mustafa Kemal, Anafartalar cephesinden yani 20 km cepheden,  yani, toplam cephenin üçte ikisinden sorumludur.   
Ağustos 1915 ayı içerisinde 150 bin civarında olan düşmanın yaklaşık 100 bini Anafartalar bölgesindedir. Yani, Çanakkale Harekatı’na katılan düşmanın üçte ikisi Albay Mustafa Kemal’in komuta ettiği cephenin karşısındadır. 

Albay Mustafa Kemal, Çanakkale Harekatı’nda fiili olarak en uzun süre bulunan dört komutandan (Ordu Komutanı Liman Paşa, Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, 3’ncü Kolordu Komutanı Esat Paşa ve 19’ncu Tümen ve bilahare Anafartalar Grup Komutanı) birisidir. 

Mustafa Kemal ve 19’ncu Tümeni, 25 Nisan 1915 günü muharebeye tutuşmuş ve muharebelerin sonuna kadar hiç geriye alınmamış, dinlendirilmemiştir ve hep cephede birinci hatta kalmıştır. 
Yb./Alb.Mustafa Kemal, Şubat 1915 sonu- 01 Mayıs 1915 tarihleri arası 19’ncu Tümen Komutanlığı (tümen seviyesi); 01 – 17 Mayıs 1915 Arıburnu Komutanlığı (kolordu seviyesi); 08 Ağustos-10 Aralık 1915 Anafartalar Grup Komutanlığı (ordu seviyesi) yapmıştır. 

Çanakkale kara harekatı esnasında başarısız görülenler (Alb. Halil Sami Bey, Alb. Von Sodenstern,  Alb. Von Trauvenay, Faik Paşa, Tümg. Weber, Alb. Ahmet Fevzi Bey) görevden alınırken, başarılı görülenler ödüllendirilmiştir. Mustafa Kemal’e iki liyakat, bir demir haç, bir imtiyaz ve bir adet I.Ferdinant madalyaları verilmiştir.

01 Eylül 1915 itibariyle Osmanlı’nın toplam 48 tümeninden % 40’ı (19 tümen) Çanakkale Harekatına tahsis edilmişken, bu 19 tümenin % 47 (9 tanesi) Mustafa Kemal’in emir komutasında idi. 
Muharebelerin etkin isimlerinin fiili olarak düşmanla çatışma süreleri; Liman Von Sanders 8,5 ay, Esat Paşa 8,5 ay, Cevat Paşa 1 ay, Vehip Paşa 3 ay, Alb. Halil Sami Bey 44 gün, Alb. Mustafa Kemal 7,5 ay, Yb. Selahattin Adil Bey 5,5 aydır.  

08 Ağustos-10 Aralık 1915 tarihleri arasında, Albay Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanı olarak harekata etki eden ilk 5 (Ordu Komutanı, 3 adet Grup Komutanı, Müstahkem Mevki Komutanı) üst rütbeli içerisindedir. Ancak fiili olarak Ordu Komutanından sonra ikinci adam durumundadır.  
Sonuç olarak, Mustafa Kemal’in Çanakkale Harekatı ile özdeşleştirilmesi tesadüf değildir. Hak edene hak ettiği değeri vermek gerekir. Hak edene hak ettiği değeri vermemek nankörlüktür. Büyük insanlar küçültülemez.

Churchill anılarında, Mustafa Kemal’den “Kaderin adamı”, İngiliz Resmi Tarihini yazan Aspinall-Olgander, “Olağanüstü bir komuta dehası”, Avusturalyalı resmi tarih yazarı  C.E.W. Bean, “Doğu cephesindeki en büyük lider” derken; 

Kadir Mısıroğlu, “Sadece bir albay sıfatıyla küçük bir bayırı tutmuş bulunan Mustafa Kemal …”, Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, “Çanakkale zaferinin gerçek kahramanları, Cevat ve Selahattin Adil Paşalar unutturuldu (1.C.s.55). Mustafa Kemal’in Tümeni yedeğin yedeği idi.” (s.85),  Ahmet Altan, “M.Kemal, Çanakkale’de, yarbay rütbesi ile ve komuta kademesinde 17.sırada olmasına rağmen, resmi tarih onu gerçek kahraman göstermiştir.” (Dinamit adlı Tv Programında söylemiştir) demektedir.  

ahkucuksahin@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl
15Eyl
27Ağs

14 Emekli Generalin Tutuklanması

25Haz
07Haz