Sen sana pişir, sen sana ye!


Değerli Malatyalı Hemşerilerim; İstanbul’da yapılan bir Malatya Tanıtım Günleri’ni daha geride bıraktık. Emeği geçen tüm yöneticilere şükranlarımı sunuyorum. Sayın İbrahim Halil Kılıç ve Ali Cengiz’e ayrıca teşekkür etmek isterim, ki bu iki kardeşimizin de Malatya’mıza dair etkinliklerde büyük emekleri vardır.

 

Değerli Okurlar; bugün sizlere hem kendi gözlemlerimi, hem de siz değerli okuyuculardan gelen bazı soruları paylaşacağım. Yani biraz öz eleştiri yapacağız! Tanıtım günlerinin kaçıncısı yapıldı, bilemiyorum. Merak ettiğim bu yapılan etkinliğin kentimize ekonomik ve sosyo kültürel getirisinin ne olduğu, hangi kurumların maddi, manevi destek verdikleri? Etkinlik, profesyonel şirketler tarafından mı, yoksa kurumlar tarafından mı organize edildi? Bu soruların cevapları eminim etkinliği düzenleyenler tarafından biliniyordur. Bu bilgilerin ve tüm kazanımların kamuoyu ile paylaşılması gerektiğine inanıyorum.

 

Değerli Yöneticiler, okuyucularımın merakları sadece bunlarla sınırlı değil. Bu etkinliğe kim veya kimler davet edildi? Bu davetlilerin etkinlik sürecinde konaklama ve ağırlama masrafları kim veya kimler tarafından karşılandı? Bu giderlerin miktarları nedir? Davetliler, isim isim açıklanmalıdır. Açıklanmaz ve gizlenirse büyük bir vebal altında kalırsınız. Bir okuyucum da geçmiş yıllarda bu etkinliği ölesiye eleştiren medya mensuplarının da davetli olduklarını ifade ederek ne günlere kaldık dedi. Bende kendisine mazeretim dolayısıyla gidemediğim için kimlerin gelip kimlerin gelmediğini bilmediğimi ifade ettim. Hocam bu gerçeği eğer yazmazsan, sana yazıklar olsun diyeceğim dedi. Bende neden yazmayayım kardeşim diyerek konuşmayı bitirdik. 

 

Değerli Okurlar sizler adına bu açıklamaların da takipçisi olacağımı belirtmek isterim. Eğer kamuoyuna bu davetli listesi tam olarak açıklanmaz ve bazı isimler saklanacak olursa, resmi bir başvuru yapıp resmi makamdan bilgilendirme isteyeceğim. Bu bilgilendirmeyi mutlak yapın ki kapalı kapılar arkasındaki dedikoduları da bitirmiş olasınız. Üzülerek söylemeliyim ki, kenti yönetenlerin en yakınındakilerin bile bu konularda anlattıkları eğer doğru ise çok üzücü.

 

Değerli Yöneticiler, bu tür etkinlikler çeşitli kentler tarafından yapılır. Onlar yapıyorsa biz eksik kalamayız anlayışı ne derece anlam taşır, bunun değerlendirmesini siz yöneticilere bırakıyorum. 

 

Efendiler, bu etkinliğin Malatya’ya sosyal, kültürel, tanıtım ve ekonomik açıdan hiçbir katkısı yoktur! Bu etkinlik başlıkta kullandığım gibi ”Kendin pişir kendin ye” ’den öteye geçmez! Yani biz bize propaganda yapmış olduk. Tek güzelliği Malatyalı hemşeriler birbirlerini görmüş oldular. Amacınız sadece bu ise çok başarılı, yapmaya devam edelim! Başka büyük bir şanssızlık ise Suriye operasyonları yapılırken, sazlı sözlü eğlenceler olmasıydı.
      

Bu etkinlikler, hemşerilerimizin hasret gidermesinden öteye geçmez. Zaten herkes Malatya mutfağını özellikle “Analıkızlı” ’yı bilir. Diyeceksiniz ki hoca oturduğun yerden bunları eleştirmek, neden etkinlik yapıyorsunuz demek kolay, sen de gel burada otur ne cevap vereceksin! Haklı olabilirsiniz. Ama halkla, görsel ve yazılı basın yoluyla hatta geniş kapsamlı halk toplantılarıyla etkinliğin getirisi giderisini anlatırsanız, sorun kalmaz.

 

Kent yöneticileri; artık 21. yüzyılda uygar ülkelerde “yapay zekâ” hızla gelişirken, biz de artık bu gelişmelere ayak uydurmalıyız. Tek yol vardır o da “ORTAK AKIL”…
Sayın Cumhurbaşkanı da hep der ya hatırlarsınız, Ortak akıl diye!.. Cumhuriyet’in aydınlığı ile yola çıkıp, konuşarak, tartışarak, liyakatli ve konularında uzmanlarla bir araya gelirsek ancak başarabiliriz. Bu ülkenin her konuda yetişmiş uzmanları var. “Her şey siyaset olmayıp, siyaset insan odaklı olmalıdır”
 Değerli Malatyalılar; Malatya tarihi, kültürü ve gelenekleri ile ülkede büyük ismi olan bir kenttir. Çok değerli örnek insanlar yetiştirmiştir. Allah için söyleyin; şu anda 50 yaşın üstündeki hemşerilerime soruyorum; 30 yıl önceki cumhuriyet aydınlığını Malatya’da görebiliyor musunuz? O günkü Malatya’mızdan geldiğimiz günlere bakar mısınız!.. Ölü toprağı serpilmiş bir sessiz kent.

 

Sevgili Şehir Emini (Belediye Başkanı) Selahattin Gürkan; Başkan seçildiğine sevinenlerden birisi de benim. Seni seviyoruz. Ancak beklentilerimiz de büyük, bunu belirtmeliyim. Yapılan eksiklikler de veya kamuya karşı yanlışlarda da acımasız eleştireceğiz. Belediye borçlu, işin zor. Ama bir yönetici, zoru başarmak için vardır. O koltukta oturan insanın sızlanma hakkı da yoktur. Seçilmen için tüm kesimler, sadece Malatya’daki seçmenler değil, kent dışındaki hemşerilerin de seni destekledi. Yani mensup olduğun partinin oyları ile oraya seçilmedin. Bunun bilincinde olduğunu da biliyorum. Malatya halkının seçmenleri dışında kimseye, hiçbir siyasiye vefa borcun yok. O nedenle, liyakatli mesai arkadaşların ve danışmanlarınla yoluna devam etmelisin. Eğer herkesi hoş tutayım, siyasilere hoş görünüp önümüzdeki seçimleri düşünecek olursan hepimize geçmiş olsun. Malatya Tanıtım Günleri’ni danışmanların ve sivil toplum örgütleriyle değerlendirip karar verin. Sanat etkinliklerine, Devlet tiyatroları daha aktif hale gelsin. Türk sanat müziği ve halk müziği periyodik konserleri yapılsın. Kente; sanat, kültür, bilim insanlarını davet edip konuşmalar yapılsın. Bunlar yapılırsa Malatya ülke genelinde gündeme gelir ve tanınır.

 

Sayın Başkan; Şu anda Malatya’mın elle tutulur en büyük tanıtım etkinliği, üzülerek söylemeliyim ki Malatyaspor’dur. Genç kuşağın büyük tutkusu olduğu gibi, futbol hala dünyada çok büyük bir sektördür… Malatyaspor, her hafta ekranlarda kendinden bahsettirerek kent için büyük bir tanıtım yapıyor. Her on beş günde Malatya’ya binlerce taraftar maç için gelip kente büyük ekonomik katkıda bulunuyor. Gelen konuklar, kenti gezip, ürünlerimizi görürken, sıcakkanlı insanımızı da tanıyor. Kentin Belediye Başkanı olarak desteğin kulüp için çok önemli. Sergen Yalçın önemli bir teknik direktör. Başkan Adil Gevrek çok başarılı. Futbol alt yapısı ile ilgili çok büyük bir yapılanma düşünüyor. Kimseden maddi destek de istemiyor. Sadece İnönü Üniversitesi Rektöründen arsa talebi var. Bu konuda da kulüp başkanını davet edip destek verebilirsen, futbolun geleceği için büyük katkı yapmış olacaksın.

 

Bende Malatya’yı çok seven bir hemşerinizim. Bu yazdıklarım, ilettiklerim sadece benim değil hepimizin meselesi. Darılmaca, gücenmece yok. Malatya, bizim doğup büyüdüğümüz, suyunu içip,  havasını teneffüs ettiğimiz toprağımız. Hepimizin başta Türkiye ve kentimize borcumuz ve görevlerimiz var.

Aydınlık Türkiye’de, aydınlık günlere... 

Selamlar sevgiler.
 

mesutparlak@sozcum.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Orhan Özkazanç | 26 Ekim 2019 18:35

    Mesut hocamın ellerinden öpüyorum. ????

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Mar

Şakası yok

26Mar

Tek yol bilim ve akıl

19Mar
15Mar

Sonunda geldi!

10Mar

Ne kazandık?