Covid’in ilacını bulmuşuz! - Mahir Temur

Covid’in ilacını bulmuşuz!


Hafta başında verdiğim PCR testi pozitif çıkınca hemen sosyal medya hesaplarımdan bir paylaşım yaptım.

Benimle son 2-3 gün içinde temasta olduğunu düşünen tanıdıklarım veya tanımadıklarım en azından önlem alsın diye…

Test vermeden 2 gün önce zaten eve kapanmıştım ve ağır bir grip gibi seyrediyordum hastalığı…

Test verdiğim gün ise hastanede serum, tahlil, sıra, bekleyiş derken eve geldiğimde daha yorgun hissediyordum kendimi.

Bu yorgunluk ile beraber sosyal medyadan Covid-19’un son varyantı Omikron’a yakalandığımı duyurunca 250 mesaj ve 100’ün üzerinde telefon görüşmesi yapınca halsizliğim ve sesimin kısıklığı artsa da ülkemin insanlarının ne kadar yardımsever olduğunu bir kez daha anladım!

Son 2 yıldır tüm dünyanın üzerinde çalıştığı ve ilacını bulamadığı SARS-CoV-2, bilinen ismiyle Covid-19’un ilacını hemşerilerim bulmuş, haberimiz yokmuş!

Bu illet çıktığından beri hem dünyadaki gelişmeleri hem de ülkemizdeki genel durumu takip eden bir fert olarak maske, mesafe ve hijyen kuralları ile beraber 2 BioNTech (Alman) aşılarım olmasına rağmen ilk defa korona virüs bulaştı bünyemize…

Sadece dünyayı takip etmem, koronavirüs ile ilgili sayısız makale okumam Malatya’da yüzün üzerinde Covid ilacının olduğunu bilmemi sağlamadı maalesef!

Yanlış duymadınız…

Covid-19’a yakalandıysanız 100’ün üzerinde tedavi yöntemi var Malatya’da...

Bu yöntemleri öğrenebilmek için önce virüslü olmanız gerekiyor çünkü virüslü değilken bu yöntemler bilinçli bir şekilde halktan gizleniyor!

Ben de bu yöntemleri açıklama kararı aldım :)

“ABİ CİĞERE İNMESİN”

Daha 10 dakika önce testinin pozitif olduğunu öğrenen bir “mağdur” olarak sayısız mesaj ve telefonda “Abi ciğere inmesin. Dikkat et” telkininden sonra ne yapabilirim?

Bilim Kurulu Üyesi tanıdığım olmadığı için ve virüsün akciğerime ulaşmasını engellemem için daha önce bi şekilde ağır veya hafif koronavirüs geçirmiş arkadaşlarımın yöntemlerine mecburen kulak kabartım.

KELLE-PAÇA KAN SULANDIRICILARINDAN ÖNEMLİ

Daha önce koronayı ağır geçirmiş bir abimiz 2 dakika içinde o kadar çok kelle-paça dedi ki aspirini bıraktım günlük iki doz kelle-paça çorbası içmeye başladım!

Kara paçadan tutun da dil çorbasına varıncaya kadar sakatat önerileri midemi bulandırsa da dana beyni çorbası içmem gerektiğini söyleyen yakınım ile koronavirüs ilacı bulununcaya kadar mesafemi korumayı düşünüyorum.

Ya arkadaş bu Çinliler bu tür akıl almaz şeyler yediği için biz bu illetle uğraşmıyor muyuz?

Bir hayvanın dilinin çorbası olur mu?

Nöronsuz bir hayvanın beyninin çorbası 0,125 mikron büyüklüğündeki virüse karşı ne etkisi olabilir?

“Temiz Bumbar bulsaydın ilk tavsiyem bu olurdu” diyen kuzenimle akrabalık derecemin gerçekliğini sorgulamam gerekecek maalesef!

Bir hayvanın bağırsaklarını çıkarıp içine kaynamış pilavlık bulgur koyan bir kültürün torunları olarak bu kadar “sakatat” hallerin gerçekten “sakat” olduğunu ciddi ciddi düşünüyorum artık!

Malatya’da mı yaşıyoruz yoksa Çin’in Vuhan kentinde mi?

Ben pişmiş soğan yiyemiyorken “Vuhan usulü” yemek tarifi ile koronavirüsü akciğerime ulaştırmamam gerekiyorsa kalsın arkadaş!

İstemiyorum!

Virüslü iken karın bumbar yiyen bir hasta ömür boyu taşıyıcı olur diye düşünüyorum!

Artık virüs o bedende yuva yapar, yuva…

Sittin sene çıkmaz o bedenden…

DUT PEKMEZİ VAR MI EVDE?

Düşünsenize bir Alman’ın Covid-19’a yakalanmış bir Alman yakınına telefonda “Dut pekmezi var mı amcaoğlu?” dediğini…

Geçen hafta Büyük Baharatçı’dan aldım yanıtını veremeyeceğine göre…

Sadece içinde dut pekmezinin olduğu en az 10 tarif dinledim telefonda…

“Pekmezin içine tereyağı koy kaynat sonra limon sık iç…”

“Pekmezin içine tereyağı ve pul biber koy kaynat ve iç…”

“Pekmezin içine tereyağı koy kaynat… Bir saat bekle sonra içine karabiber koy bolca karıştır. Yatmadan bir saat önce en az üç kaşık ye”

Arkadaş hangisini yapayım?

Pekmez ve tereyağı kesin gibi…

Bu ikisini kaynatayım önce…

Sonra yemeye başlayınca ağzıma pul biberi ve karabiber atıp üstüne yarım limon sıkayım mı!

Dilerseniz karaciğerime direkt bıçak saplayayım, olur mu!

 

***
***

Testimin pozitif olduğunu daha yeni öğrenmişim…

50. telefondan sonra emme basma tulumba gibi telefondaki sanki beni görüyormuş gibi kafamı sallamaya başladım artık…

Her gece iki diş sarımsağı yut diyen de vardı, kekik çayı seni kurtarır diyen de sirke suyu ile günlük gargara yap diyen de…

Allah’tan kimse kolonyağını kafaya dik kurtul demedi çünkü yapmaya hazırdım!

Başım ağrıdığı zaman bol su içen ve grip olduğum zaman sadece C vitamini ağırlıklı geçiren bir birey olarak ilaçlara karşı bakışım aslında çok net.

Gereksiz hiçbir ilaç veya doğal görünümlü takviyelerden kaçınırım.

Ama koronavirüsü çok ağır atlatmış bir abimizin ilaç tavsiyesine önce kulak kabarttım.

“Abi beni bu ilaçlar kurtardı. Sana hemen görsellerini atıyorum. Bunları hemen al, Allah’ın izniyle çok hafif atlatacaksın” deyince “tamam” dedim.

Bi mantıklı tavsiye sonunda geldi dedim içimden.

Abimizin attığı fotoğraf şu:

 

 

Sevgili abimiz bir kareye sığdıramamış iki kareye sığacak ilaç stoku atmış.

Sanırsın ki Temur Eczanesi için ecza deposundan ilaç istiyorum!

Ya arkadaş ben nöbetçi eczane miyim, sen ecza deposu musun?

13 ilacı aynı anda yoğun bakımdaki hastalara vermiyorlar!

Ben direkt gidip entübe olayım daha iyi!

Sevgili abicim bu kadar farmakoloji bilgin varsa gazeteciliği niye tercih ettin diyeceğim ama diyemedim maalesef!

Beni sevdiği için yardımcı olmaya çalışıyordu.

Sağ olsunlar her arayan her mesaj gönderen yardım etmek için “tavsiye” veriyordu.

Hele bir siyasetçi abimiz var anlatamam.

Açıkçası kendisini seviyorum ama tavsiye ettiği bitkisel ilaçlara bakış açısı Uğur Şahin ve Özlem Türeci’de yok!

Dünyada sayısız ülkede milyarlarca bedene zerk edilen aşının mucitleri dahi bu siyasetçi abimiz kadar kendinden emin konuşmuyordur bence.

“Abi bu benim dediklerimi uygula 3 güne hiçbir şeyin kalmaz.” deyişi var anlatamam!

Psikolojik olarak iyileştim bu sözlerden sonra :)

Testimin pozitif olduğunu yeni öğrendiğim dakikalarda başka bir siyasetçi büyüğümüzün “Çok geçmiş olsun… Sen pozitif insansın ya… tabi ki pozitif çıkar... Negatif çıkacak hali yok ya:)” mesajı moral vermedi değil.

Ama bazı okurlarımın geçmiş olsun mesajından sonra “Büyükşehir Belediyesi yine sınıfta kaldı Mahir Bey, bütün yollar kapalı” mesajları ise şaşırtmadı beni.

Koronavirüsle mücadele verirken hangi tedavi yöntemini uygulayacağımı düşünürken Büyükşehir Belediyesi’nin İnönü Caddesi’ni temizleyemediğini hemen yazmam gerektiğini unutmuştum!

Şunu bi atlatalım onu da yazarız kıymetli okurlarım.

Arayan, soran, tavsiye veren, vermeyen, mesaj atan herkese ama herkese gönülden teşekkür ederim.

İyi ki varsınız.

Biraz komik bir dille hatırınızı buradan sorayım dedim.

Hakkınızı helal edin.

https://twitter.com/mahirtemur

mahirtemur@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 5

  • Bilal yıldırım | 20 Ocak 2022 18:59

    Mahir bey bencede siz o siyasetçi arkadaşımızın dediğini yapın 3 güne birşeyiniz kalmaz.

  • Geçmiş olsun iyiki varsın | 20 Ocak 2022 17:20

    Çok geçmiş olsun. İyiki varsın. Allah şifa versin. Sen hasta ilken neler neler oldu. Selahatrin bey şeher kara teslim ilken belediyecilikten kaçıp yağcılık İçin Tayyip reise kılıç hediye etti. O kılıç bize ... Kimseye değil bize. Bostanbaşında özel bir market dün özel kepçe ile dükkanının önünü temizletiyordu. Fahri Kayaca’mda bir çok site ve işyeri de özel kepçe tutmuştu. Ben birine sordum saati 300 TL dedi. Sonra Selahattin bey sana diyecek söz bulamıyorum. Allah görüyor . Bunların bir hesap günüde var. Dedi. Sonra ne yapalım eden bulur dedi. Çarşı İçin dolmuşa bindim. Durum fecaat. 2 gün oldu belediye yatıyor. Göz boyama bile yapmayacak kadar araızlaştıılar. Hatta vali meteorolojiye kızmış niye tam bilgi vermiyorsun belediye sizin yüzünüzden rezil oluyor diye. Aklımızla dalga geçildiğini de gördük sen hasta yatar ilken kepçe girmeyen sokaklar ana caddeler gördük Mahir bey. Sen hasta ilken belediye önü temizlenmiş gerisi Aşağışeher kasabası idi. Hülasa çarşı pazar çıkılacak gibi değil tam zamanında hasta olmuşsun. Rabbim sana ve tüm hastalara acil şifalar versin

  • Suat | 20 Ocak 2022 17:00

    bumbar nedir arkadaş :))) çok geçmiş olsun mahir bey...büyükşehiri yazmayı unutmayasın :)))

  • Ali | 20 Ocak 2022 16:48

    Çok geçmiş olsun gardaşım.hasta iken dahi bizi güldürdün maşallah.

  • Mehmet KUTLU | 20 Ocak 2022 16:47

    Gecmiş olsun abims sen Malatyaya lazımsın lütfen kendine iyi bak değerli abim

YAZARIN SON 5 YAZISI
23May

ER TV’de gazeteci yok mu?

22May

Ahmet’in 25 lirası

16May

Vizontele Malatya

09May

Kültür A.Ş’de neler oluyor?

07May