Hasta Kan Yönetimi, kan temini konusunda hayati önem taşıyor!

TARD Hasta Kan Yönetimi Farkındalık Projesi Yürütücüsü Prof Dr. Fevzi Toraman, Hasta Kan Yönetimi'nin hasta merkezli yaklaşımı klinik uygulamaya yerleştiren bir sistem olduğunu söyledi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

TARD Hasta Kan Yönetimi Farkındalık Projesi Yürütücüsü Prof. Dr. Fevzi Toraman, Hasta Kan Yönetimi’nin hasta merkezli yaklaşımı klinik uygulamaya yerleştiren bir sistem olduğunu söyledi. Toraman, bugünkü alışkanlıklarla kan kullanımının, ileriki yıllarda kan temini konusunda büyük sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.

Malatya, geçtiğimi hafta önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Dicle-Fırat Şubesi tarafından Double Tree By Hilton’da düzenlenen “Hasta Kan Yönetimi Farkındalık Toplantısı”nda üç ayrı panelde Hasta Kan Yönetimi projesi hakkında bilgiler aktarıldı. 

Toplantının ilk panelinde oturum başkanları Prof. Dr. Neslihan Alkış ve Prof. Dr. Azize Beştaş yönetiminde “Transfüzyon Kılavuzları ve Hasta Kan Yönetimi” konusu görüşüldü. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Fevzi Toraman ve Doç. Dr. M. Ali Erdoğan’ın yaptığı ikinci oturumda “Perioperatif Dönemde Anemiye Fizyolojik Toleransın Belirlenmesi ve Transfüzyon” konularında bilgiler aktarıldı. Toplantının son panelinde ise TARD Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin ve Yrd. Doç. Dr. Esef Bolat yönetiminde “Transfüzyonun Erken ve Geç Dönem Sonuçları” değerlendirildi.

Toplantının ana konusu Hasta Kan Yönetimi Projesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Hasta Kan Yönetimi Farkındalık Projesi Yürütücüsü Prof. Dr. Fevzi Toraman, banka kanı kullanımı konusundaki sıkıntılara vurgu yaparak, “Klinik pratikteki en eski ve en sık uygulamalardan birisi olan allojenik transfüzyonlar (Banka kanı transfüzyonu), şüpheli güvenlik ve etkinlik, artan maliyetler ve sınırlı stok gibi birçok sorunla karşı karşıya gelmiştir. Banka kanı kullanımının erken ve geç döneme ait olumsuz etkilerinin ( mortalite ve morbidite’yi artırdığının) çok net olarak bilinmesi, kan transfüzyonu konusunda daha dikkatli olmayı, aslında kan transfüzyonuna bir organ nakli gibi bakılması gerektiğini ortaya koymaktadır” dedi. 

Gelecek yıllar içinde, kan yerine kullanılabilecek bir sıvının bulunamaması durumunda gerçekten transfüzyon ihtiyacı olan hastalar için kullanılacak kan bulmakta sıkıntı yaşanabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Toraman, dünya nüfusunun giderek artması ve yaşlanmasının, verici olabilecek yaştaki  insanlarda, diyabet, hipertansiyon, hepatit,  AIDS ve diğer viral enfeksiyonlar gibi bulaşıcı hastalık oranlarının artmasının, uygun verici sayısının azalmasına neden olacağını ifade etti. 

HASTA MERKEZLİ YAKLAŞIMA GEÇİLMELİ!

Prof. Dr. Toraman, “Bugünkü alışkanlıklarımızla kan kullanmaya devam edersek, önümüzdeki yıllarda nüfusu hızla artmakta olan bir ülke olarak, banka kanı tedariki konusunda ciddi sıkıntı yaşayacağımız aşikârdır. Bu amaçla, kan kullanımı (transfüzyon) konusundaki bilgilerimizin güncellenmesi, “ürün merkezli” yaklaşımdan “hasta merkezli” yaklaşıma geçilmesi gerekmektedir. Hasta kan yönetimi (Patient Blood Management: PBM ); hasta merkezli yaklaşımı klinik uygulamaya yerleştiren bir sistemdir.

UYGULAMA NASIL İŞLİYOR?

Prof. Dr. Fevzi Toraman, Hasta Kan Yönetimi uygulamasının işleyişi hakkında şu bilgileri aktardı:

“Hasta kan yönetimi uygulamasında, hastalar ameliyat öncesi değerlendirmeye alınır ve anemisi olan tüm hastalar (acil hastalar dışında) aneminin düzeltilmesi için tedaviye alınır (Hastanın kendi kanının optimizasyonu). Bu yaklaşım, ameliyat sırasındaki kan kullanımını azaltmak için de, kan kaybını azaltacak farmakolojik ajanların kullanımını, kanama- pıhtılaşma sisteminin dengesinin korunmasına yönelik yakın takibi ve minimal invazif cerrahi uygulamalarını önerir (Minimal kanamanın sağlanması).  Ayrıca ameliyat sırasında ve sonrasında transfüzyon için bir hemoglobin /hematokrit eşik değeri vermeyerek her hastanın içinde bulunduğu durumun multidisipliner olarak değerlendirilmesini önerir (Anemiye fizyolojik toleransın optimizasyonu). Bu sayede hasta sahibi hekimin tek başına transfüzyon uygulamasının önüne geçer. Hasta kan yönetimi, mevcut transfüzyon kılavuzlarından (guidelines) farklı olarak, teorik bilgi güncellemesi yapmakla birlikte, aynı zamanda pratik uygulama içinde de aktif rol alarak;  mortalitede %68, hastanede kalış süresinde %16-28, hastane ve yoğun bakıma geri geliş oranlarında  %43, morbidite de %41, enfeksiyonda %79 azalma sağlayarak, ülke ekonomisine de ciddi anlamda katkıda bulunmaktadır”

Haber-Foto: Mehmet Özdemir

Kayısı Haber

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARI GÖRDÜNÜZ MÜ?