Dün gece Volkan Konak’ın sahnede fenalaşıp öldüğü haberini okuyunca açtım “Cerrahpaşa” türküsünü…
“Doktorlar ne bilir ciğerin acısını” sözlerini sesli söylemeye başladığımda gecenin bir yarısıydı.
“Herkesin bir derdi var” ve yaşayan insan sayısı kadar herkesin bir hikayesi var bu dünyada.
Güneş 8 milyar insanı tek tek aydınlatırken herkesin etrafında dünya ayrı dönüyor çünkü.
Herkesin bir dünyası olduğu için de toplumları aynı derecede aydınlatan dünyası farklı insanları yitirdiğimiz zaman daha fazla etkileniyoruz.
Bu ay içinde Edip Akbayram’ı da kaybetmiştik.
Şu fani dünyada ayrı ayrı dertlerimize ortak olan güzel insanlardan bahsediyorum.
Volkan Konak’ın dediği gibi, “Herkesin bir derdi var, durur içerisinde” ama o duran dertlere ortak olan saylı insanlardan biriydi Volkan Konak.
“Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz” diyen Edip Akbayram çoğumuzun evinden biri gibiydi.
İyi insan olmamız için mücadele veren aile büyüklerimiz gibiydi.
Zaten her bayram çoğumuz için hüzünlü bir dini ritüele dönüştü.
Şantiyeye dönmüş bu şehirde 3 gündür Şehir Mezarlığı’nın trafiği tüm metropol şehirlerinin trafiğini geçmişken…
21 metrekarede plastik masada oturan babanın derdi ciğerinde kor gibi duruyorken…
Bir kilo kıyma alamadığı için üzüntüsünü çocuklarına hissettirmemek için bir tiyatro sanatçısı gibi rol yapan anne-babaların olduğu bu şehirde “eşkiyanın” ferahı yerindeyse…
Ve bu koca şehirde Allah’ın bir kulu ciğere inmiş dertleri düşünmüyorken yapacağımız çok az şeylerden bir tanesi derdimize ortak olan türkülerimize sarılmaktır.
Benim için Edip Akbayram’ın şarkıları çoğu büyüğümün nasihati gibiydi.
Yarın hepimiz unutuluruz ama kadim kültürümüzün sanatçıları her daim ciğerlerimizde yaşayacaktır.
Allah Volkan Konak’ın da Edip Akbayram’ın da mekanını cennet eylesin.