6 Şubat depremlerinden sonra Malatya’da çok ağır bir tablo vardı.
Her alanda göçük altında kalmıştık.
Göçük altında kalan kurumlardan bir tanesi de Malatya İl Müftülüğü’dür.
Depremden önce olduğu gibi bu süreçte genelde seyrettiler.
Malatya’da 38 Kuran Kursu, 5 müftülük binası ve tam olarak 172 cami ya yıkıldı ya da ağır hasar alıp yıktırıldı.
Malatya İl Müftülüğü’nün uhdesinde 215 yapı depremden dolayı yıkılmıştı.
Bizim İl Müftülüğü bu süreçte ne yaptı?
Yıkılmayan camilere fazla imam göndererek günü kurtarmaya çalıştı.
Çoğu camide 3 görevli vardı.
Yıkılmış Malatya’da polis memurlarından öğretmenlere, birçok kurumda çalışan memurlardan mevsimlik işçilere varıncaya kadar bir şehir dayanışması gösterilirken ne yazık ki imamlarımız bu dayanışmaya dahil edilmediler.
Malatya İl Müftüsü Ramazan Dolu’nun geçen hafta bir beyanatını sosyal medyada görünce şaşırmıştım.
Şeker Cami ile ilgili açıklama yapıyordu.
Aylar önce Şeker Cami’nin yapımını iş insanı ve MAGİNDER’in başkanı Salih Karademir üstlenmişti.
Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit ve Müftü Ramazan Dolu’nun olduğu törende bir protokol imzalanmıştı.
Hatta ben de Salih Karademir’i eleştirip cami yerine keşke okul yaptırsaydı temalı bir yazı yazmıştım.
Salih Karademir üzerinden tüm iş insanlarına Malatya’nın okul ihtiyacı olduğunu hatta sınıfların tıka basa dolduğunu hatırlatmıştım. Ve okullarımızın temizlik giderlerini bile karşılamadığı bir ortamda olduğumuzu faş etmiştim.
Fakat aylar önce protokolü imzalanan Şeker Cami’nin tekrar yapımının duraksatıldığını anlatan İl Müftüsü Ramazan Dolu enteresan bilgiler veriyordu.
Şeker Cami’nin yapımını üstlenen Salih Karademir ile orta bir yol bulamadıklarını, diyanetin bir projesinin olduğunu ama Salih Karademir’in de bi projesi olduğunu söylüyordu. Hayırsever Karademir’in tasarladığı projenin diyanetin hazırladığı konsepte uymadığını açıklıyordu. Ve açık açık onay vermediklerini ve anlaşma sağlanana kadar bekleyeceklerini vurguluyordu İl Müftüsü Ramazan Dolu.
Daha önce görmediğimiz bir üslupla bir devlet memuru, parasıyla cami yapacağı bir hayırseveri kamuoyunun önüne atıyordu.
Söğütlü Camii’nin kırk kez projesi değişirken ve sürekli yer değiştirilen tarihi camimiz ile ilgili bir cümle kurmayan Müftü Hazretleri, hayırseveri topun ağzına koyuyordu!
Bundan 5 yıl önce Sivrice Depremi’nde Yeni Camii hasar almıştı. Restorasyonu yıllarca sürmüştü. Milyonlar restorasyona gitmişti. 6 Şubat günü Yeni Camii tuzla buz oldu.
Müftü Ramazan Dolu bir açıklama yaptı mı?
Restorasyonu yapan firma ile ilgili bir tek açıklaması var mı?
Seyir halinde Malatya’yı izleyen İl Müftülüğü ne oldu da bu tür cümleler kurmaya başladı.
Müftü Ramazan Dolu’nun konuşmasından sonra Malatya İş Adamları Derneği (MİAD) Malatya’da bir iftar yemeği veriyordu.
Malatya Valisi ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı katılıyordu bu iftar yemeğine.
Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er o iftar programında enteresan bilgiler veriyordu.
Er, Şeker Cami’nin tekrar yapılması için Cumhurbaşkanı ile görüştüğünü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kim yapacak diye sorduğunu ve kendisinin ise “bir Darendeli iş insanı yapacak” dediğini öğreniyorduk.
Kısacası MİAD’ın bir üyesi Şeker Cami’yi yapacakmış!
İnanın Malatya ile ilgili bazen çok çok üzülüyorum.
Şeker Cami’nin yapımı için bundan 5 ay önce imzalanan bir protokol varken Malatya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da o kadar sorulması gereken konu varken Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Şeker Cami’yi soruyor!
Vay babam vay!
200 kişilik Şeker Cami’nin tekrar yerinde yapılmasını soracağına keşke Söğütlü Camii’yi sorsaydı. Keşke parkın yerine değil de yerinde yapılması için sorsaydı!
Bu yazıya yazmadan önce Salih Karademir’i aradım. İl Müftüsü’nün açıklamasını ve Sami Er’in MİAD’ın iftarındaki konuşmalarını sordum.
Bilgi vermek istemedi. Sadece Vali Bey’den haber beklediğini söyledi ve halen Şeker Cami’nin yapılması için bir protokolünün olduğunu belirtti.
Salih Karademir’i de anlamakta zorlanıyorum. Bu kadar olay olduktan sonra niye bilgi vermek istemedi, anlamadım!
Buradaki meselem Şeker Cami değil, Şeker Cami’yi kimin yaptığı da değil.
Buradaki kuşkulandığım yer Şeker Fabrikası’nın alanı.
Şeker Camisi 200 kişilik bir camiydi. 10 bin kişilik bir cami yapılmak isteniyor.
Şehre bir “selatin cami” (Bu ibare yanlıştır. Cuma camisi denebilir) yapılacaksa Şeker Fabrikası’nın alanının içerisinde yapılmaz diye düşünüyorum.
Belli sürelerde kokudan geçilmeyen bir alana 10 bin kişilik cami yapılmak isteniyorsa o fabrika alanı ile ilgili bilmediğimiz hususlar var demektir.
Üstelik sadece trafik yoğunluğu olarak düşünsek bile yine çok yanlış bir yer seçimi.
5 ay önce Şeker Cami’nin yapımı için bir protokol imzalanmış.
Bir türlü projeye başlanılmamış.
Önce İl Müftüsü açık açık hayırsever ile anlaşamadığını açıklamış. Sonra ortada bir protokol varken Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı başka bir hayırsever ile anlaştığını duyurmuş.
Üstüne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bile bilgisi olduğu deklare edilmiş!
Gel de kuşkulanma!
Ayrıca Şeker Cami’yi araştırırken birkaç bilgiye daha ulaştım.
Malatya İl Müftüsü Ramazan Dolu maalesef hayırsever iş insanlarını bezdirmiş durumda.
Mesela Şehir Mezarlığı’ndaki cami halen niye yapımına başlanmadı?
Söğütlü Camii’nin hayırseveri ile hangi konular tartışıldı?
Bazı durumları netleştirince mutlaka yazacağım.
Ama devletin cebinden bir kuruş para çıkmayan bir sistemde bile afallıyorlar!
Bu nasıl bir yönetim anlayışı inanın hiç anlamıyorum!