Tüketim çılgını oluyoruz


Kimilerimiz geçen hafta “efsane Cuma” adı altında bir tüketim haftası yaşadı. Tam bir saçmalıktı. “Onu da tüketeyim, bunu da tüketeyim” derken insanoğlu kendini tüketiyor. 

KİME ALIŞVERİŞ BAĞIMLISI DİYORUZ?

Ceymis Morley ‘e (tüketici davranışları uzmanı) göre; insanlar alışveriş yaptıklarında ve güzel bir fırsat yakaladıklarında psikolojik olarak doyuma ulaşıyor, çünkü sevdiğiniz bir şeyi gördüğünüz zaman beyninizin ödül merkezi harekete geçiyor, öte yandan fahiş fiyatların da beynin acı merkezi insulayı aktive ettiği gözlemleniyor. Yani bu ne demek biliyor musunuz.? İndirim etiketlerine yönelmemizin nedeni tamamen beynimizin bizim acı çekmemizi engellemesi, razı olmamasıdır. O yüzden alışveriş yap diyor ve bizi kaygıdan koruyor. 

Literatürde oniomania (alışveriş yapma dürtüsü) denilen bir hastalık var. Yani alışveriş yapmaktan kendini alıkoyamayan insanlar, ihtiyacı olmaması ve hatta hiç giymeyecek olmasına rağmen bir ürünün cazibesi karşısında kendisini tutamayan ve fütursuz bir şekilde parasını harcayan insanlardır. Bu öyle bir döngüdür ki bir tarafta karar vermeyi içerir, diğer tarafta harekete geçmeyi içerir. Satın alma ve parayı ödeme sinden sonra da pişmanlık duygusu gelir.

Buna “diderot etkisi” de denir. 18. yüzyıl aydınlanma çağı düşünürlerinden Fransız yazar Diderot borç içindedir. Rus imparatoriçesi Büyük Katerina diderot’nun kütüphanesini satın alıp 25 yıllık maaşını da peşin öder. Borçlarını ödeyen diderot'ya bir arkadaşı bir kadife sabahlık hediye eder. Yeni sabahlığıyla çalışma masasına oturan diderot bu eski masanın gösterişli sabahlığına hiç uymadığını düşünür. Yüklü Çok şık bir yeni bir çalışma masası alır. Fakat halısı sabahlığına ve masasına yakışmamaktadır.  Sonra yeni bir halı alır. Sonra da resimlerini, kitaplarını, koltuklarını, duvar halısını yani her şeyi yeniler. Tekrar tüm parası biter ve yeniden borçlanır. Diderot der ki: "Eskiden eski sabahlığımın efendisi idim, şimdi yeni sabahlığımın kölesi oldum."

Peki, kim alışveriş bağımlısıdır?

Kişinin alışverişle ilgili çok yoğun bir zihinsel meşguliyeti olması, sürekli alışveriş ile ilgili düşünmesi,  internetten alışveriş sitelerini takip etmesi ya da alışveriş merkezlerinin mağazalarının katalog, broşürlerini alıp zihinsel mesai ayırıyor olması bunun ana kıstasıdır. Alışveriş bağımlılığı teşhisi alan kişiler, genellikle yaptıkları alışveriş ve bu takıntılı dürtüsel satın alma davranışlarından dolayı çok ciddi maddi sorunlar, zorluklar yaşamaya başlarlar. Alışveriş bağımlılığı tıpkı alkolizm gibi yavaş yavaş gizli kapaklı başka bir paralel hayat yaratmaya başlar. Bu kişiler ekstrelerini saklarlar, alkoliklerin içki şişelerini bir yerlere saklamaları gibi… Gizli sürdürülen bir hayat başlar. Bu da kişinin özel hayatını, aile hayatını, maddi koşullarını etkiler ve tabii ki profesyonel hayatını, işteki verimini, performansını ciddi düzeyde sekteye uğratmaya başlar.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Psikoterapide her zaman belirti ne olursa olsun birinci hedef birinci aşama kişinin farkındalığının ve iç görüsünün geliştirilmesidir. Bu farkındalık ve iç görü zemininin üzerine de yeni ve daha etkin öğrenme yolları, onu güçlendirecek ve geliştirecek şeylere yatırım yapılır. İletişim becerilerini geliştirmeye yatırım yapmak, çatışma çözümlü problem çözme becerilerine yatırım yapmak, sosyal becerilerini arttırmak gibi şeyler ile psikolojik olarak yardımcı olabiliriz.
 

pskseydasahin1@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Ara

Tehlikenin Boyutu Büyük!

16Ara
03Ara

Tüketim çılgını oluyoruz

22Kas

2 Yaş Sendromu

13Kas

Kimler intihar eder?