Siyaset Mühendisliği


Değerli Okurlar, ülkemin son bir haftadır görsel ve yazılı basını “saraya bir CHP’li gitti mi” “gitti ise kim gitti?” sorularıyla çalkalanıyor. Allah nazardan esirgesin yandaş medya ve televizyonları da nerde ise 24 saate yakın bu konuyu tartışıyorlar. Medyanın yandaş bülbülleri konuyu o kadar çok beğendiler ki, olayın üstüne balıklama atladılar. Tabii ki amaç aşikar. CHP’ yi karıştırmak! Zaten ülkeyi yönetenlerin tüm söylemlerinin tek amacı, millet ittifakını ve bunu oluşturan iki partiyi karıştırmak değil mi? Asırlık parti CHP ise üzülerek söylemeliyim ki  hemen bu oyuna geldi! Gündeme Sayın Muharrem İnce’nin adının düşmesiyle etraf toz duman oldu. Olayın bu denli gizemli hale gelişi ise Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın İnce’nin yaptığı açıklamalardan oldu. 

Sayın İnce, anlıyoruz yüreğiniz yandı. Haklı da olabilirsiniz. Ancak yılların politikacısı olarak, köyünüzde yaptığınız konuşmada, karşınızdaki medya topluluğunun kimlerden oluştuğuna bakıp ona göre konuşmalıydınız. Zaten bu tartışmanın üstüne öyle bir atlanıldı ki,  günlerdir aynı manşetleri atarak yaygara kopartıyorlar. Parti ile ilgili konuşmalarınıza özen göstermeli, söyleyeceklerinizi kurultaya saklamalıydınız. Hani denir ya “kol kırılır, yen içinde kalır.” olmalıydı.

 Değerli okurlar, bu ipe sapa gelmez kurgu tam bir siyaset mühendisliğidir. Amaç, CHP Genel Merkezi’ni karıştırıp Sayın İnce ile genel merkezi çatıştırarak, “bakın CHP işte bu, görüyorsunuz” dedirtmekti. Bu kurguyu ortaya atarak da hem Türkiye’nin hayati gündem  konularını unutturdular, hem de CHP’nin içine pimi çekilmiş el bombasını attılar. Bitirin bu saçma sapan konu ile ilgili  tartışmaları. Hele ki parti, kurultaya giderken bunlar çok talihsiz tartışmalardır. Sayın Kılıçdaroğlu en başta Sayın İnce’yi davet edip bu işi bitirebilirdi ama geç kalındı. Bu tatsız olay maalesef yaşandı ve yaşanmaya da devam edecek gibi gözüküyor. AKP ise çok mutlu, herkesin yüzünde gülücükler!

 CHP, Cumhuriyet’in kurucu partisidir ve en başta “Bu partinin içinde, gizlice saraya gidecek ilkesiz insanlar asla bulunmaz” denilseydi bu iş başlamadan biterdi. Ülkenin günlerdir tartıştığı konuya bakar mısınız? Ülkemin esas gündemi bu mudur? Kesinlikle değildir. Ekonominin geldiği durum ortada. Büyük bir çoğunluk feryat ediyor. Zamlar ve yeni vergiler peşi sıra geliyor. Milyonlarca insanımız, kartlar dolayısı ile icra takibinde. Suriye meselesi hangi aşamada veya harekat tamamlandı mı belli değil.

 Değerli Okurlar, parlementonun hiç işi kalmamış gibi sıra, parlementerlerin bakmakla yükümlü oldukları birinci derece yakınlarının da, milletvekilleri gibi sağlık harcamalarının devletçe ödenmesine geldi. Yetmemiş, arabaları ”ÇAKAR”’lı olsunmuş. Hatta iş öyle abartılı bir hale gelmiş ki, emekli parlementerlerin de  ÇAKAR’ları olsunmuş! Pes doğrusu! Ülkenin bu denli ekonomik sıkıntısı varken, milyonlarca insanımız asgari ücretle geçinmeye çalışırken, ülkenin geleceği olan gençleri yetiştiren öğretmenlerin maaş yetersizliği feryatları kulaklarımızda çınlarken, sizlerin taleplerinize  bakar mısınız? Çakar ve akraba sağlık giderleri yasalarını parlementodan geçirin, oldu olacak torba kanun tekliflerinin içine şunu da ekleyin, “milletvekilliği ömür boyu olsun”...

SON SÖZ: “BU DÜNYA ARTIK İYİLERİN DÜNYASI DEĞİL, İYİ OYNAYANLARIN DÜNYASI”        SHAKESPEARE

Kaynak: Sözcü

mesutparlak@sozcum.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Ara

Adalet mülkün temelidir

06Ara

Alışın artık

28Kas

Siyaset Mühendisliği

22Kas

Emperyal oyunlar hep aynı

15Kas

Tarih doğruyu söyler