Öğrenci var ama hoca yok!


Değerli Okurlar, ülke Covid-19 nedeniyle kavruluyor. Hele ki son dönemde sekiz hekim kardeşimizi daha kaybetmemiz, sağlık çalışanlarımızda büyük bir moral çöküntüsü yarattı. Çünkü kayıplardaki artış endişe yaratıyor.

Son günlerde Malatya’da pandeminin çok yaygınlaştığı ve ölümlerin de arttığını yerel ve ulusal medyadan öğreniyoruz. Halk çok huzursuz. Özellikle ölüm oranlarının artması kentte tam bir panik havası yarattı. Nasıl yaratmasın? Kentin sevilen ailelerinden Yeşil Ailesi’nin babası ve iki oğlu, iki gün ara ile corona virüs nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Ve bunun gibi duyduğumuz, yaşadığımız onlarca olay var. Allah tüm vefat edenlerin mekanlarını cennet eylesin.

Değerli Hemşehrilerim, Türkiye kurulduğundan bugüne, hiçbir döneminde bu denli problemler yumağının olduğu bir zaman dilimi yaşamamıştı. Yaşanan ekonomik ve sosyal problemlerin altında ezilmemiz yetmiyormuş gibi üstüne bir de pandemi eklendi. 

Gerçek olan şu ki, yaşanan tüm sorunların birinci nedeni, ülkenin iyi yönetilememesidir. 

Değerli Hemşerilerim, pandemi dolayısıyla duran sadece iş hayatı değil, eğitimin her kademesinde de büyük sıkıntılar var. Bu sıkıntıların tam anlamıyla atlatılması yine bu yönetimin MEB Bakanı ve ekibi ile olmalıdır ama görünen o ki, onların çözmesi çok zor. Kör topal gidecek bu iş. Haksızlıklar oluşacak.

Mesela online eğitimi doğu ve güneydoğunun kırsal kesimindeki çocuklara nasıl yaptıracaksın? Bu çocukların çoğu henüz bilgisayarla bile tanışmadı. Özel okullar ve üniversite sınavlarını yaparken eşitlikten söz edebilir misiniz? Batıdaki bir öğrenci ile doğu, güneydoğudaki çocuk eşit koşullarda mı sınava hazırlanıyor ve giriyor?

Değerli Okurlar, üniversite sınavları yapıldı ve kazananlar çeşitli üniversitelere yerleştirildi. Hepsine hayırlı olsun. Ama bazı yaşananlar o kadar trajikomik ki, insanın ağzı açık kalıyor. Mesela bazı tıp fakültelerine öğrenci alınmış ama öğretim üyesi yok! Sakın şaka yapıyorum sanmayın. Mesela TURGUT ÖZAL TIP FAKÜLTESİ’ni kazanmış 80 çocuğumuz var ama onları eğitecek hocaları yok. Güler misiniz ağlar mısınız? Bu nasıl bir mantık? Sırf aman bizim de bir tıp fakültemiz olsun demekle bu işler olmaz. Tıp fakültesini çok iyi tanımak ve bilmek lazım. Tıp fakülteleri içinde bulunduğu üniversitelerin “Amiral Gemisi’dir”. Büyük bir alt yapı gerekir. Bu alt yapının sağlanması, ehil bir kadro ile yıllar sürer. 

Sormazlar mı adama, peki bu 80 öğrenciye kim ders verecek diye!  İnönü Üniversitesi’nden mi akademisyenler gelecek yoksa diğer kentlerden taşımalı akademisyenler mi gelecek? Neye güvenip de tıp fakültesini kuruyorsunuz? YÖK sen ne için varsın? Ne iş yaparsın? Yeterli akademisyenin var mı yok mu araştırmaz mısın? Bu işler emirle olursa sonucu akademisyensiz tıp fakültesi!!!

Sayın Rektör, önce kurulan mevcut fakültelerini geliştir, yaptığın araştırmaların, yayınların hem ulusal hem de uluslararası saygın dergilerde yer almalarını sağla. Yani ismini bir duyur. Üniversitenin saygınlığı artsın. Tabii şu da var, ne yazık ki bu araştırma ve yayınları hakkıyla izleyen ve değerlendiren bir YÖK yok ortada. Eğer ciddi araştırılsa çoğu üniversite kapanır. Acı olan ise geçenlerde medyada açıklanan, şu anki üniversitelere rektör olarak atananların çoğunun uluslararası bir tek yayınları bile yokmuş! Eziyetini biz çekmişiz valla. Doçentliği nasıl aldığımı bir ben bilirim, bir de Allah. Ama şimdi herkes profesörlükten başlıyor kariyerine, maşallah! Ülkede liyakat artık aranılır bir özellik değil, önemsenen bizden mi yoksa bizden değil mi zihniyeti! 
       
SON SÖZ: “DEĞER AĞIRDIR. SADECE TAŞIYABİLECEĞİNDEN EMİN OLDUĞUNUZ İNSANLARA VERİNİZ”

mesutparlak@sozcum.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Elazığlı | 03 Eylül 2020 19:22

    Mesut Hocam güzel söylüyorsunuz ama hala YÖK Tez Merkezinde tezleriniz yayınlanmadı

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Ekm

Atatürk'e selam götür...

15Ekm
09Ekm

Seçim seçim seçim

06Ekm
24Eyl