Ölüm Günü


Çayımı yudumlarken bi şeyler okumayı çok seviyorum.

Çayın yanında şu zararlı mereti içerken bi şeyler okumayı ise daha çok seviyorum.

Aslında okumak bir hayat biçimi olmalı…

Bir hafta önce kızımın doğum gününde hediye aldığım Ömer Seyfettin’in hikâye setini açmadan etrafımdakilerin “Yine kitap mı aldın?" sorusunu dahi artık tebessümle karşılıyorum.

Çünkü tanıdığım tüm çocukların doğum günlerinde hep kitap alırım.

Kızlarım da dahil…

Bugün doğum günüm…

Doğduğum günde Sevgili Mustafa Bulaşmaz’ın “Şenol Yalvaç ve ahde vefa” başlıklı yazısını malatyahaber.com’da okuyunca çok duygulandım.

Son zamanlarda okuduğum en anlamlı yazılardandı.

Bugün benim doğum günüm ama canım annem aramızda yok mesela…

Her doğum günümüzde birileri hayatımızdan ayrılıyor.

Yarın ne olacağımızı bilmeden “kötü” olmak için ısrar eden bir toplum görüntüsü veriyoruz maalesef.

Bu yalan dünyada sayısız aptallıklarımızın toplamı insan olduğumuzu ne yazık ki hatırlatmıyor!

Birileri öldüğü zaman belirli bir sürede aklımız başımıza geliyor sadece…

Belirli bir süre zarfında insan olduğumuzu hatırlıyoruz!

Bugün benim doğum günüm ama canım annem yok.

Önümüzdeki doğum günümde ben de olmayabilirim, “canım” dediğim başka bir yakınım da.

Sosyal medyada her gün birilerinin yaptığı paylaşıma “Allah rahmet eylesin” diyoruz.

Neredeyse her gün bir tanıdığımızın bir tanıdığı vefat ediyor.

Sadece “sela” sesini duymuyoruz.

İşte Mustafa Bulaşmaz’ın yazısını okurken aynı rahmetli Şenol Yalvaç gibi selasını duymasak da “iyi bilirdik” haykırışını öldüğü zaman değil de ölmeden haykırmalıyız!

Sosyal medyada bi sürü “sanal arkadaşımız” olmasına rağmen şu vahşi dünyada menfaatsiz kaç dostumuz var.

Rahmetli Şenol Yalvaç’ı anlatan yazıyı okurken ne çayımı yudumlayabildim ne de gözyaşlarıma engel olabildim.

Daldım uzaklara…

Çocukluğuma kadar gittim.

Şu kısacık hayatımda kimleri geride bıraktığımın hesabını yaptım.

41 yaşımda ne kadar çok yakınımın öldüğünü fark ettim.

Daha üç yıl önce çocukluk arkadaşımı dahi kaybetmiştim.

Mesela Malatya basınının güler yüzü Akif Çelik koronavirüs illetine yakalanmıştı.

Şu anda durumu çok kritik.

Bir aydır sosyal medyada Sevgili Akif Çelik ile ilgili güzel paylaşım yapmayan kalmadı.

İnşallah her badireyi atlattığı gibi bu illeti de atlatıp çocuklarını, ailesini ve bizleri sevindirir.

Kısacası hayat dediğimiz olgu bu yüzyılda çok değişti.

Alışmaya çalışan da var, alışan da var, direnen de var.

Ama her doğum günü bir ölüm günü aslında…

Kaybettiğimiz tüm yakınlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

Buradan Şenol Yalvaç’a Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına, dostlarına başsağlığı diliyorum.

Akif Abi’ye ise Allah’tan şifa diliyorum.

İnşallah aramıza bir an önce döner.

https://twitter.com/mahirtemur

mahirtemur@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Ercan Cinyol | 11 Kasım 2020 20:42

    Mahir bey bende 11.11.1977 liyim dediğiniz gibi birçok yakın akraba dost ve arkadaş kaybettik. Belki birkaçı hariç diğerlerini hatırlamıyoruz bile. Bende dahil hiç ölmeyecek miş gibi yaşıyoruz. Ama biz ne yaparsak yapalım nasıl yaşarsak yaşayalım Bizim değil Allah'ın dediği oluyor ve olacak. Allah'ın huzuruna Q iyi çıkarsak ne mutlu bizlere. Allah'a emanet olun

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Kas
19Kas

Dürümcü

18Kas

Yapmayın!

17Kas

Belediye’de sıradan bir gün!

16Kas