Milletvekilleri de bizi görecek mi? - Mahir Temur

Milletvekilleri de bizi görecek mi?


Dün belediye başkanlarının çekilmiş olduğu fotoğrafları değerlendirmiştim.

Bugün ise Malatya AK Parti vekillerinin çekilmiş olduğu ve sosyal medya hesaplarından paylaşılan fotoğrafları değerlendirmek istiyorum.

Dün yayınladığım fotoğraflardan sonra “En kötü fotoğrafları bulmuşsun” tarzından birkaç eleştiri aldım.

Belediye başkanlarının ekipleri var. Sosyal medyada direkt belediye başkanlarının resmi hesaplarından paylaşılan fotoğraflardı bunlar. Muhtemelen her programda çekilen 500 fotoğraftan seçilen ve yayınlanan fotoğrafları kullandım. Bilginize…

AK Parti vekilleri demişken protokol hatası yapmadan(!) Öznur Çalık’tan başlamak istiyorum.

Bi kere Öznur Çalık her konuda olduğu gibi fotoğraf çekilme konusunda da en maharetli vekillerimizdendir.

Doğalmış gibi fotoğraflardan tutun da doğal olmayan fotoğraflara varıncaya kadar cansız fotoğrafa can veren bir hali var.

Mesela kalabalığın içinde telefonla konuşurken fotoğraf çektiren Türkiye’de 3 veya 5 vekil vardır.

İşte bunlardan biri Öznur Çalık’tır.

İlk fotoğraf şu:


Yeni Camii’nin incelenmesi yapılmış, sorunlar dinlenmiş ve Sayın Çalık direkt sıcağı sıcağına olaya müdahil olmuş hissi veren bir fotoğraf.

Muhtemelen Kültür ve Turizm Bakanı veya bakan yardımcısı ile görüşüyordur.

Bu şekilde bin 500 fotoğraf vardır Öznur Hanım’ın.

Öznur Çalık’ın içinde olduğu kalabalıkta Kanadalı biri dahi Çalık’ın o karede dominant olduğunu hemen fark eder.

Mesela şu fotoğrafa bakın lütfen.


Eğer Öznur Çalık’ın önünde masa varsa, sol elini bir kalemin doğruluğunda masada tutarak sağ elinin dirseğini masaya dayayıp yaklaşık 60 derecelik bir açıyla sağ elini kalabalığa doğru kaldırır.

“Bakın ben Öznur Çalık’ım. Sizin vardığınız yere ben iki tur bindirmişim” beden dilini çoğu fotoğrafta görürsünüz.

Ayrıca her siyasetçi gibi Öznur Çalık’ın klasik bir fotoğraf görüntüsü de vardır.

Birkaç örnek vereyim.

 

Bu tür fotoğraflardan muhtemelen binlerce adet vardır.

Sağ elini kalbinin üzerine koyup kafa selamı verirken garip bir mahcubiyet vardır yüzünde…

Ama iş konuşmaya geçince o mahcubiyet hemen kaybolur.

Tüm vekiller Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki odasında fotoğraf çektirir.

Öznur Hanım ise bir fotoğrafta belki bir sinema filminde verilemeyen algıyı vermeye çalışır.

Fotoğraf üstünde konuşalım.


Şu masaya baksanıza…

Ajandalar, not defterleri, blok notlar, kitaplar…

Bir muhasebeci masası gibi kalabalık ama düzenli bir halde…

Ben çooook çalışıyorum” havası verip bilgisayarda dahi açık olan sayfa dahi bir algı bence.

Belki çöp kutusu görünmese daha iyi olurdu ama genelde siyasilerin çektirdiği fotoğraflarda fotoğrafı çeken kişi sadece ve sadece bağlı olduğu siyasetçinin güzel çıkmasını düşünüyor.

Bakın Başkan Gürkan’ın gözleri kapalı…

Fendoğlu’nun içi geçmiş gibi…

Ama Öznur Çalık çok canlı ve objektife bakışı dahi “Görüyorsunuz, anlatmaya gerek yok” bakışı…

Mesela şu foto…


Fotoğraftaki amca yattı yatacak gibi…

Sanki “Öznur Hanım vallahi dizlerim çok kötü. Geçen verdiğiniz ilaç yan etki yaptı. Bu ilacı değiştirebilir miyiz?” demiş de “Hele bir dur şu fotoğrafı çekinelim. İlaç kolay” cevabı almış gibi…

Ama yazının sonunda “Bizim vekil/başkan güzel çıksın da diğerleri önemli değil” tarzı fotoğraflardan örnek vereceğim.

 

***

Gelelim Bülent Tüfenkci’ye…

Dün de dedim;

Her siyasetçinin kendine has bir poz verme veya duruşu var. Ama Bülent Tüfenkci’nin duruşu, poz vermesi bağlamından çıkıp artık bir meleke haline dönüşmüş bence.

Zamanında bir büyüğü Tüfefenkci’ye “Konuşurken ellerini önde birleştir ama sadece parmaklarını birleştir. Parmaklarının arasında boşluk oluşsun ve yukarıdan bakarken bir kalp şekli oluşsun” demiş ve Tüfenkci o büyüğünün sözünü her alanda kullanmaya başlamış. 

Daha sonra su içer gibi bedeni otomatikman bu hareketi yapıyor gibi.

Şu fotoğraflara tek tek bakın…

 

Otururken, ayaktayken…

Bakanın yanındayken, rektörün yanındayken…

Bir resime bakarken…

Bir çocukla konuşurken…

Hatta bozulan bir araca bakarken yine aynı hareket!

Düşünsenize, Tüfenkci kaputu açık Doğan SLX’in yanında sanki doktora tezini veriyor gibi.

Ustaya, “Efenim bu tür araçların motorları 1980’li yıllarda yapıldı. O zamanlar içten yanmalı motorların bujileri sıkıntılıydı. En büyük çözüm bujilerin uç kısımlarını benzinle yıkamaktı. İşte yaptığımız çalışmalar neticesinde bu buji sıkıntısını çözdük” diyormuş gibi…

Abicim Allah aşkına bu kaputu açık Doğan SLX’in yanında bu poz verilir mi?

Şu fotoğrafı da verip Tüfenkci kısmını bitirelim.


Dikkat etmişseniz Osman Güder pozu verirken eller tam gözükmese de yine kalp işareti yapılmış.

Kreatif bir çalışma olmuş!

 

***

Bu yazıdan önce fotoğraf incelemesi yaparken Ahmet Çakır’dan ve Hakan Kahtalı’dan fazla malzeme çıkmaz diye düşünüyordum.

Gerçekten çok fazla malzeme yok.

Ama Ahmet Çakır AK Parti’de en şık giyinen siyasetçidir bence.

Hatta spor giyinen en nadir siyasetçilerdendir.

Şunlara bakın lütfen.


Bu tür giyim tercihlerini Malatya’da başka siyasetçilerden göremiyoruz.

Ama Ahmet Çakır’ın en belirgin özelliği berbere gitme sıklığı galiba.

Benim gibi saçı uzadı mı berbere giden bir hali var sanki.

Belli bir ayarda tutmak yerine saçının uzadığı zaman silah zoruyla berbere gidiyormuş gibi.

En az 500 fotoğrafına baktım.

Ayrıca uzun saç Ahmet Çakır’a 5 yaş ekliyor. Kısa saç ise 5 yaş küçültüyor bence.

Sanki saçı fazla uzatmasa daha iyi…

Ahmet Çakır’ın bence en favori fotoğrafı şu:


Fotoğraftaki ciddiyete baksanıza…

Sanki Cumhurbaşkanı “Ahmet bu ne hal?” sorusuna “Sayın Cumhurbaşkanım kaç gündür hava çok soğuk, üşütmüşüm biraz. Dün gece çok geç yattım” demiş gibi.

Cumhurbaşkanının “Erken yat bundan sonra” dedikten sonra Çakır’ın yüzündeki hal belirmiş gibi.

 

***

 

Gelelim Hakan Kahtalı’ya…

Daha önce çok fark etmemişim ama Hakan Kahtalı ortalama bir Malatyalıdan dahi daha az paylaşım yapıyor.

Kahtalı’nın sosyal medyasından çok Ahmet Çakır’ın sosyal medyasına bakmak lazım.

Çünkü her 3 kareden biri Ahmet Çakır’la çekilmiş.

Ve bu paylaşımları da Ahmet Çakır sosyal medyasından yapmış.

Belki de son zamanlarda iki vekilin bu kadar yakın olmasını görmemiştik.

Meclis’te dahi yan yana fotoğrafları var Ahmet Çakır’ın ve Hakan Kahtalı’nın…

Sadece şu fotoğrafı canlandırmak istiyorum.


Aslında çok duygusal bir fotoğraf…

Cumhurbaşkanı’nın “Hakan ikindiyi kıldın mı?” sorusuna “Kıldım Cumhurbaşkanım” cevabından sonra çıkan bir doğal görüntü olmuş gibi.

 

***

 

Yazının başında “Bizim vekil/başkan güzel çıksın da diğerleri önemli değil” tarzı fotoğraflara örnek vereceğim demiştim.

AK Parti’nin geçen aylarda Genel Kurulu yapılmıştı.

Dört vekilimizin o gün yan yana çektirdiği 4 fotoğraf paylaşımına bakalım.

Öznur Çalık şu fotoğrafı paylaştı.


Mehmet Çınar’ın gözleri kapalı…

Ahmet Çakır ve Hakan Kahtalı dalmış uzaklara…

Selahattin Gürkan yanındaki boş sandalyeye bakıyor.

Bülent Tüfenkci sanki “Bitse de gitsek” bakışında.

Arkada ayakta duranları saymıyorum. Kimse objektife dahi bakmıyor.

Kısacası en güzel bakış Öznur Çalık’ın…

*

Bülent Tüfenkci şu fotoğrafı paylaştı.


Selahattin Gürkan başka yöne bakıyor.

Ahmet Çakır şekerleme yapıyor.

Çakır’ın yanındaki bayıldı bayılacak gibi…

En iyi poz Bülent Tüfenkci’nin…

*

Ahmet Çakır şu paylaşımı yapmıştı.


Pütürge Belediye Başkanı objektife bakmıyor.

İhsan Koca’nın gözleri kapalı…

*

Hakan Kahtalı da şu paylaşımı yapmıştı.


AK Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı telefonla konuşuyor.

Ahmet Çakır başka yöne bakıyor.

Mehmet Çınar da objektife bakmıyor.

Önde bi abimizin keli gözüküyor.

Kısacası “Bizim vekil/başkan güzel çıksın da diğerleri önemli değil” tarzı 4 fotoğrafı gördünüz.

Aynı gün aynı koltuklar ve 4 fotoğraf…

Bu da gösteriyor ki ekipler veya fotoğrafı çekilen vekil sadece kendisine bakıyor.

Diğerlerini görmüyor dahi!

NOT: Dünkü yazımın bir bölümünde Başkan Gürkan’ın birkaç fotoğrafını betimlerken “Ceketinin üst düğmesi kapalıyken göbeğinin altında ellerini bağlıyorsa Başkan Gürkan, bilin ki pis pis düşünüyor” demiştim.

Bugün geri dönüş aldım bu cümleden. Aslında buradaki “Pis pis düşünüyor” deyimini bir sonraki cümlemde belirtmiştim. Aynı yazıda bu deyimi kullandıktan hemen sonra “Çok fotoğrafa baktım, genelde bu duruşa geçti mi dalıyor uzaklara…” demişim.

Ben burada “derin düşünceye dalmak” anlamında kullandım.

Bilginize…

https://twitter.com/mahirtemur

mahirtemur@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • ____......____ | 01 Mayıs 2021 08:31

    Seçimden sonra hangi vekili vatandaşın arasında gördünüz kimin sorununu çözdüler kaç para maaş alıyorsunuz ben hakkımı belle etmiyorum çünkü seçim zamanı vekilsiniz belediye o kadar çalışan işçilerin maaş sorunlari oldu intihar girişimleri oldu duymadınız görmediniz elbet sizde öleceksiniz tek tek Allah'a hesap vereceksiniz siz yöneticiler su mübarek günde inşallah sizde bziim durumumuza düşersiniz adımız muslaman kimse kimseyi düşünmüyor yıllardir iktidar partisini desteklemiş bir şehir bulanlari haketmiyor Allah sizi ıslah etsin yöneticiler belediye başkanı Allah Selahattin Gürkan 1 yıldır sendika başkanı daire başkanları nerdesiniz sigorta kes maaasi kes mesaiyi kes işçi o kadar beddua ediyor ki şu mübarek günde inşallah ekemege muhtaç olursunuz

  • Dr. Asena | 30 Nisan 2021 21:09

    Mahir bey bu görüntüleri bugün çekildi. Lütfen sesimize ses olunuz... https://twitter.com/dr_balikciasena /status/1388023025988251653 https://twitter.com/dr_balikciasena /status/1388019926758199297 https://twitter.com/dr_balikciasena /status/1388019021421977601 https://twitter.com/dr_balikciasena /status/1388018352686252037

  • Murat Salih | 30 Nisan 2021 20:50

    Protokol sırasına göre yazdım demişsiniz de, Acaba merak ettim hangi protokol kuralına göre yaptınız bu sıralamayı? Zira devlet protokolüne bakarsan Bülent TÜFENKCİ eski bakan olduğu için öncelikli, İl protokolüne bakarsan (valilik sayfasında bulunuyor) yine Bülent TÜFENKCİ iktidar partisinin 1. Sıra milletvekili olduğu için validen sonra ilk sırada Ama siz protokol diyip Öznur Çalık ı ilk sıraya yazdınız Lütfen açıklarmısınız, Hangi protokol?

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ekm
11Ekm

Sorun Adil Gevrek’tir!

08Ekm
06Ekm
05Ekm