Kim bundan fayda sağlıyor?


Bazen ülke gündemi o kadar ağır basıyor ki yerel gündemi yazmamız veya Malatya ile ilgili cümle kurmamız sanki hafif kalıyor.

Çünkü ülkemizde o kadar enteresan yapay gündemler oluşuyor ki yazmamak elde değil.

AK Parti’yi iktidarda tutmak için topluca yemin etmiş CHP grubu maalesef 18 yılda hiçbir şey öğrenemedi!

Bu milleti, Anadolu’yu ve aslında AK Parti’nin sürekli niye iktidarda kaldığını çözemeyecek kadar siyasi körlüğe kapılmış bir CHP var karşımızda.

Seçilmiş Cumhurbaşkanına “sözde” diyen Kılıçdaroğlu’nun anlayamadığı ve aslında iktidar olamayacağını kendisinin dahi bildiği bir durumda yüzde 25’i konsolide etmek için aynı iktidar gibi diğer tarafı “öteki” görmesinin demokrasi ile alakası yok.

Ya da lafa geldi mi “demokrat” olmakla övünen tiplerin halen “başörtüsü” gibi konulara dalması ve yeni yapay gündemler oluşturması kime yarıyor?

Kim bundan fayda sağlıyor?

AK Parti 18 yıldır sanki muhalefetteymiş gibi sürekli niye muhalefeti eleştiriyor?
Kendi koltuğunu sağlam etmek için yüzde 25’i bir arada ve canlı tutmak için yüzde 75’in değerlerini bir kenara bırakıp yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanına “sözde” demenin anlamı kendi koltuğunu sağlamlaştırmaktır.

Ana muhalefet lideri titrinin devam etmesi için yapılan bir hamledir.

Çünkü maalesef ana muhalefet liderinin Cumhurbaşkanı koltuğuna oturmak gibi bir hedefi yok ve hiçbir zaman olmadı.

Ülkede o kadar problem varken AK Parti’ye gol pası vermenin ve her seferinde aynı kanattan gol yemenin anlamını çözemediklerini düşünüyordum CHP ve ekibinin.

CHP’nin şimdiki yönetimi bence bunu bilerek yapıyor.

Çünkü 18 yılda her seferinde aynı kanattan gol yemenin teknikle alakası yok.

Eğer gol yemek için sürekli kendi kalene gol atarcasına hareket ediyorsan karşı tarafın taktiği, yapamadığı kontra ataklar ve kadro yetersizliği görülmez.

Çünkü her seferinde rakip yenildiği için detaylar görülmez.

Sürekli yenilen bir takımın taraftarı olmaz ya da yeni taraftarlar sürekli yenilen takımı tutmaz!

Küçük olsun benim olsun mantığı da diyebiliriz.

Bu ülkedeki en büyük problem muhalefettir.

Üç bilinmeyenli bir problem değildir, tek bilinmeyenli bir problemdir.

ÇALIŞMAYAN GAZETECİLER GÜNÜ!

Her 10 Ocak’ta, Çalışan Gazeteciler Günü’nde sosyal medyaya bakarken tebessüm ederim genelde.
Sosyal medyada üç beğeni fazla aldığı zaman kendini daha iyi gazeteci sanan “gazetecilere” bakınca gülüyorum.

10 Ocak’ta ise memleketi kurtarmak için mücadele veren ne kadar da çok gazetecimiz varmış düşüncesine kapılıyorum.

Her yıl belediyelerden ve kurumlardan üç kuruşluk hediye almak için kuyruğa giren tipler bu memleketi kurtaracağına inanabilir ama kimsenin aslında inanmadıklarını dahi bilmiyorlar.

Sevdiğim bir cümleyi tekrar edeyim:

Ayinesi iştir kişinin...

Herkesin lafa baktığı ama icraatın sıfır olduğu bir meslekte 10 Ocak’ta sadece paylaşımlara baktım.

Hiçbir şey yazmadım.

Benim olayım 11 Ocak’tan sonra başlıyor!

Kaynak: BUSABAH Gazetesi

mahirtemur@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Tem

Arslantepe Savaşları

24Tem

Kim suçlu Sayın Öznur Çalık?

21Tem

Kaç kilo etiniz çıktı?

18Tem

Bu da mı rekor değil?

13Tem