Hayata yorumsuz bakmak


Aslında yazmak istemiyorum.

Ülke gündeminin yoğun yaşandığı bugünlerde Malatya’yı yazmayı istemiyorum.

Bilmiyorum ama 2020 yılı hiç iyi geçmiyor!

Daha iki ay geçti neler neler yaşandı.

Ne badireler atlattık.

Farklı bir duygusallık içerisindeyim.

Bugün Malatya’yı yazmak istemiyorum.

Bundan 10 yıl önce yazdığım “Hayata yorumsuz bakmak” yazımı paylaşmak istiyorum.

**

Hayata yorum katmadan bakabilmek ne kadar da güzeldir. Yorumsuz olmak, sadece bakmak… Doğaya, insanlara, hayvanlara, bitkilere, yapılan her objeye, sanata veya sanatsal olmayan her şeye… sadece bakmak.

Bir fotoğrafa, bir şarkıya, bir destana, bir futbol takımına yorumsuz kalmak… Bir harekete, bir hakarete, bir iftiraya, bir heykele… Sadece bakmak ne kadar da zor aslında… Güzellik belki sadece bakmaktadır ama o güzellik dillenmek ister, o güzellik bahsedilmek ister. O fotoğraf görülmek ister, o şarkı koro ister…

Sadece bakmak çok zordur. Çünkü zekâ aslında yorum katmaktır. Fikir beyan etmektir. Kendine zeki diyen her insanın hayata bir yorumu, her etkiye bir tepkisi vardır. Yapılan veya yapılmakta olan her şeye bir yorumu mutlaka vardır. Ama o yorumu dillendirmemek, kendi içinde öğütmek çok zordur.

İşi sadece bakmak olan insanların yorumsuz kalmamaları aslında çok tehlikelidir. Duygularını, özel olan fikirlerini saklayamaması o temsil ettiği kurumun fikirleriymiş gibi algılanmasına sebep olabilir. O insanlar, o resme baktıkları zaman, sadece gördükleriyle konuşmalıdırlar.

Yıllar önce, sonradan gereksiz bulduğum bir kursa gitmiştim. Kursta sevilen bir hocamız vardı. Bir gün elinde bir gazeteyle sınıfa girdi. “Arkadaşlar, aranızdan birinin buraya gelip bu elimde tuttuğum gazetedeki resmi anlatmasını istiyorum.”

İlk ben çıkmıştım ve anlatmıştım. Toplam on kişi anlattı… Ben sadece resmi anlatmıştım. Gördüklerimi kendi yorumumu katmadan anlatmıştım. Ve bilmeyerek doğru yaptığımı hoca tarafından anlamıştım.

Bu çekilen, 10’a 10 cm. bir fotoğraftı… Bir karpuz tarlasında çekilmişti. Tarlanın içinden elektrik direkleri geçiyordu. Tarlanın sol tarafında karpuzlar yığılmıştı. Ve o birikmiş karpuzların yanında, elinde bir kürek olan, beyaz gömlekli ve kahverengi şalvar giymiş bir adam vardı. O tarlanın üst tarafında da birikmiş karpuzlar vardı. Tarlanın sol tarafında römorklu bir traktör vardı.

Yanlış hatırlamıyorsam bu şekilde anlatmıştım. Benden sonra, karpuz fiyatlarından tutun da, ilaçlanmayışından, bakımsız olduğundan, hükümetten, çiftçilikten tutuncaya kadar yorum yapıldı. Çünkü o fotoğrafın altındaki habere bakarak yorumlamışlardı. Ya da niye çekildiğine bakarak yorumlamışlardı. Aslında hoca bize sadece o fotoğrafı anlatın demişti…

Fotoğrafın altındaki habere bakmadan yorumlamak zordur. Fotoğrafın altındaki habere bakarak yorumlama alışkanlığımız hayatta adamı zora sokabilir. Çünkü dipnot yok, açıklama yok… Sadece sensin ve bakan kişisindir.

mahirtemur@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07May

Tüfenkci yanlış yapmıştır

04May
03May

Siyaseti bırakın!

29Nis
23Nis

Bu bize ders olmalı