Cenaze Namazın dahi kılınamıyor!


Biri bana “evde kal” dese hatta bunu resmi kanallardan söylese inanın birkaç yıl dahi evde kalmaya razı olurum.

Neyin peşindeyiz inanın anlayamıyorum!

Koronavirüs belası çıktıktan sonra sürekli rakamlar açıklanıyor.

Dünyada bulaşmayan ülke yok gibi…

Şu gün itibariyle 308 bin 261 insana bu yeni tip Koronavirüs bulaşmış.

Şu dakikada dahi insanlar ölüyorken resmi rakamlar dünyada 13 bin 68 kişinin bugün itibariyle öldüğünü söylüyor.

Türkiye’de dün gece itibariyle 947 vaka var.

21 insanımız ölmüş dün itibariyle.

Uzmanlar testlerin çok fazla yapılmadığı durumlarda vaka sayısını 10 ile çarpmak gerektiğini vurguluyor.

En iyi tahminle 10 bin vaka var Türkiye’de ama halen kimler olduğu bilinmiyor.

Kısaca evde kalıp bu virüsün daha fazla insana bulaştırmamız lazım.

Bu kadar basit çözümü!

Bu çözüm bu kadar basitken ve rakamlar ortadayken halen “cahillik” yapmanın anlamı yok.

Ölüm oranı yüzde 5’te olsa ölen senin ailendense ölüm oranı senin için yüzde 100’dür aslında.

Bu virüs insana bulaştıktan sonra akciğere yerleşiyor ve çoğalıyor. Virüs yeni olduğu için bağışıklık sistemimiz devre dışı kalıyor. Akciğerimiz görevini yapamadığından dolayı nefes alışverişimiz gitgide kısıtlanıyor. En sonunda nefes alamadığımız için ölüyoruz! 

Hadi  iki dakka nefesini tutsana!

Nokta.

Bugün sadece yaşı ilerleyenler ile beraber en az bir kronik hastalığı olanlarda ölüm oranı yüksek.

Fakat karşımızda bilenmeyen çok şey var.

Yarın bu yeni tip virüsün değişim geçirmeyeceğini nereden bileceğiz?

İşte o yüzden tek yapmamız gereken evde kalmamız.

Bu virüs belasından ölenlerin cenaze namazı dahi kılınamıyor ama halen “kadercilik” yapıp bu tedbirsizliğe İslam’ı alet ediyorsanız çok yazık gerçekten.

Evde kalın!

Kitap okuyun.

Film izleyin.

Çocuklarınız ile daha önce yapamadığınız oyunları oynayın.

Ben kaç gündür evde yarışma programı düzenliyorum mesela.

Mesela soruyorum çocuklarıma:

Apartmanın dış kapı koluna günde kaç kişi dokunuyor?

Sonra bu soru üzerine fikir üreten çocuklarımın olayın farkındalığını korkutmadan anlatmaya çalışıyorum.

El yıkama seansları düzenliyoruz evimizde.

20 saniyelik şarkılar buluyoruz.

Evde yapılacak o kadar şey var ki…

Yeter ki biraz bilinçli olalım.

Gereksiz dışarı çıktığınız her dakika hiç tanımadığınız insanlara bu virüsü bulaştırabileceğinizi unutmayın.

Bulaştırdığınız insanların sizin yüzünüzden öleceğini aklınızdan çıkarmayın!

Bir insan yapılan araştırmalara göre günde 500 kez elini yüz bölgesine götürüyormuş.

Dışarıda 500 kez virüsü kendinize bulaştırma olasılığınız nedir?

Hadi bi soru daha sorayım:

Bir insanın günde kaç dokunuşu vardır?

Canlı-cansız fark etmez.

Kaç objeye dokunuyoruz?

Kaç insanla temas halinde oluyoruz?

Lütfen 10 dakika bu soruyu düşünün.

Bu düşünce dahi başlı başına gereksiz evden çıkmamamızı gösterir.

Mahir Temur'u Twitter'da takip et!

mahirtemur@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Ekm

İsmail Saymaz’ı aradım

26Ekm

Tarkan konseri gibi

24Ekm

Komik oluyorsunuz!

23Ekm
21Ekm

Cumhurbaşkanı korkusu!