Tatil Değil Bayram


Cumhuriyet Bayramı bu coğrafyada millet olmayı başarmış tek milletin bayramıdır.

Cumhuriyet Bayramı canım ülkemin doğum günüdür, olmazsa olmazdık günüdür.

Cumhuriyet Bayramı yıkılmakta olan bir imparatorluktan, Cumhuriyet’e geçişin günüdür.

Cumhuriyet Bayramı yıkmaya çalışanların inadına ilelebet var olmaya devam edecek olan Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanetinin bayramıdır.

Cumhuriyet Bayramı yıkık bir Osmanlı'yı, parlayan bir Türkiye'ye çevirmenin yıldönümüdür.

Cumhuriyet Bayramı öldü sanılan Türk milletinin, Mustafa Kemal öncülüğünde milli güçlere dayanarak,  silkinip üzerine yapışan kan emicilerden kurtulduğu günün yıldönümüdür.

Cumhuriyet Bayramı Anadolu topraklarının namusunun kurtarılıp ona güzel bir kimliğin kazandırılmasının kutlanmasıdır.

Cumhuriyet Bayramı bir bayrak, bir toprak, bir insan, bir lider ve bir inancın nelere kadir olduğunun göstergesidir. 

Cumhuriyet Bayramı küllerinden yeniden dirilen bir milletin hikâyesinin anlatıldığı gündür.

Cumhuriyet Bayramı düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesillerin yetiştirilmeye başlandığı bir rejimin başlangıç gününün kutlanmasıdır.

Cumhuriyet Bayramı oturup kalmış bir milletin ayağa kalkmaya karar verdiği bayram gibi bayramdır, hiç durmadan koşmak o cumhuriyetin evlatlarının boyun borcudur.

Cumhuriyet Bayramı halkın padişaha kul olmaktan çıkartılıp "vatandaş" konumuna ve özgür bireyliğe yükseltildiği, medeni bir toplumun ulaşabileceği en üst düzey yönetim biçiminin ülkemize geldiği gündür. 

Cumhuriyetin Bayramı, o vakit ne kadar sağlam temellerle atıldığını her sene kutlarken hatırlatan milli bayramımızdır. Mustafa Kemal öyle bir ülkenin kurulmasına öncülük etmiş ki, ne yaparlarsa yapsınlar dâhili ve harici tüm saldırılara ve adaletsizliklerine rağmen yıkılmıyor.  

Cumhuriyet Bayramı en anlamlı milli bayramımızdır. Zaferler kazanılır, meclisler açılır, Samsun’a çıkılır, tabii ki hepsi büyük işlerdir ve Atamızın hakkı ödenmez. Ancak cumhuriyet kavramının yalnızca birkaç ülkede uygulandığı bir ortamda, meşrutiyeti dahi hakkını vererek yaşayamamış bir millete cumhuriyeti hediye etmek... İşte muazzam hizmet budur.

Cumhuriyet bayramı şanlı bayrağın bir başka dalgalandığı gündür. 

Cumhuriyet Bayramı kazanımları birer birer yitirildikçe değeri daha da anlaşılan güzel cumhuriyetin günüdür.

İşte bu günü nasıl tanımlarsak tanımlayalım, ama sahip çıkalım, başka bir şeyimiz yok. 

Cumhuriyet, bu toprağın insanı yönetenlerin eteğini öpmesin; hak sahibi, söz sahibi olsun, eşit olsun diye gelmiş, getirilmiş yönetim sistemimizin adıdır.

Cumhuriyet erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir, sultanlık korkuya ve tehdide dayalı olduğu için korkak, aşağılık, tembel, rezil insanlar yetiştirir. 29 Ekim 1923 bize kişiliğimizin verildiği gündür.

Cumhuriyet bu milletin haysiyetidir. Saygı ve minnetle anıyoruz büyük kurucuyu ve silah arkadaşlarını.
Cumhuriyet düşmanları için boşu boşuna kendimizi yıpratmayalım; bugün ‘varlar’, yarın yoklar. 1914 Osmanlı’sını bilmeyenlerin ve öğrenmek istemeyenlerin cumhuriyeti çekememesi çok normaldir.

Şair demiş ya: “Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.” İşte öyle güzel, öyle mutlu, umutlu günlerdi.

Erkeklerin yüzde 3, kadınların binde 7 okuma/yazma bildiği bir toplumdan güzel nesiller yetiştiren cumhuriyeti tek başına düşünen Mustafa Kemal, sen ne büyüksün.

Efendiler bugün tatil değil bayramdır!
 

Yaşasın cumhuriyet, yaşasın tam bağımsız Türkiye.

Kutlu olsun...

"Kıymetini bilenler için."

mturfandam@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • Ahmet Hilmi Örgen | 30 Ekim 2019 11:36

    29 Ekim 1923 bu kadar mı güzel anlatılır? Ağzına sağlık hocam.

  • Mutlu AYKIR | 29 Ekim 2019 20:44

    Yüreğinize sağlık hocam, doğru söze ne denir ki?

  • Zekeriya Turfanda | 29 Ekim 2019 14:23

    Düşünselinize gönül çeşmenize sağlık

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Kas

Cebimizdeki Dolandırıcı

06Kas

Festivalim Geldi

29Ekm

Tatil Değil Bayram

22Ekm

Bir Serkan gecesinin analizi