Lozan Antlaşmasının Gizli Maddesi (!)


Lozan görüşmeleri 20 Kasım 1922 tarihinde başlamış, tarafların uzlaşamaması nedeniyle 04 Şubat 1923 günü kesilmiş, bilahare yapılan görüşmeler sonuç vermiş ve 23 Nisan 1923 günü yeniden başlamıştır. Bu ikinci görüşme periyodu sonunda uzlaşmaya varılmış ve antlaşma 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir. 

Görüşmelerin kesintiye uğradığı yaklaşık 1,5 aylık ara dönem dahil antlaşmanın oluşum süreci toplam 8 aydır. 

Lozan’da bir yanda Türkiye, diğer yanda yani Türkiye’nin karşısında İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya vardı.  Amerika Birleşik devletleri ve Rusya çıkarlarının söz konusu olduğu noktalarda konferansa katılmışlardır. 

Müttefikler, görüşmelerin yapıldığı 8 aylık süre içerisinde anlaşmalarla Osmanlı’dan elde etmiş olduğu hak ve menfaatlerini yeni kurulmakta olan ülkeye kabul ettirmeye çalışırken genç Türkiye, toprak bütünlüğü içinde tam bağımsız bir devlet olmaya çalışmıştır. 

Antlaşma tek bir nüsha olarak düzenlenmiştir. Düzenlenen bu nüsha Fransa Cumhuriyeti hükümetinin arşivine konularak muhafaza altına alınmıştır. Fransa hükümeti, imzacı devletlerden her birine, doğruluğu onaylanmış birer örneğini vermiştir. 

Antlaşmayı tam yetkili temsilciler olan: Horace Rumbold (İngiltere), M. Pelle (Fransa), G. Garroni (İtalya), C. Montagna (İtalya), K. Otchiali (Japonya), E.K.Venizelos (Yunanistan), D.Carlamanos (Yunanistan), Constantin Diamandy (Romanya), Constantin Contzesco (Romanya), M. İsmet (Türkiye), Dr. Rıza Nur (Türkiye), Hasan (Türkiye) imzalamışlardır. 

Anlaşma 5 bölüm halinde düzenlenmiştir. Toplam 143 maddedir. 

Birinci Bölüm: Siyasi Hükümler; üç kısım, 45 madde,

İkinci Bölüm: Mali Hükümler; iki kısım, 18 madde,

Üçüncü Bölüm: Ekonomik Hükümler; altı kısım, 37 madde,

Dördüncü Bölüm: Ulaşım Yolları ve Sağlık Sorunları; iki kısım, 18 madde, 

Beşinci Bölüm: Çeşitli Hükümler; üç kısım, 25 maddedir. 

Sonuç olarak, “Lozan Anlaşması’nın süresi gizli maddesine göre 2023’te sona eriyor” diyenler yalan söylüyor. Bunu söyleyenler siyasiler ise, onlar zaten ahlaksız insanlardır. Zira cahil olmaları mümkün değildir. Eğer bunu söyleyenler okumuş kesim ise, bunlar da siyasilere destek veren ahlaksız ve omurgasız insanlardır. Okumuş bu kesimin unvanının ne olduğu önemli değildir, tek bir unvanı vardır o da “ahlaksız ve omurgasız” olmaktır. 

ahkucuksahin@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI