Dersim İsyanı ve Yalanlar


22 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Antlaşmasının imzalanmasından ve 29 Ekim 1923 tarihinde

Cumhuriyetin ilanından sonra ülke içinde ekonomik düzenlemeler ve dirliğin sağlanması çabaları başlamıştır. 

Lozan’da çözülemeyen Musul soruna bağlı olarak 1925 yılında Şeyh Sait isyanı çıkmış ve akabinde bastırılmıştır. Musul sorununun aleyhimize çözümlenmesiyle birlikte ülke kalkınmasına ve iç huzurun sağlanmasına öncelik verilmiştir. 

1930’lu yıllara gelindiğinde Dersim bölgesi adeta Türkiye Cumhuriyetinin ortasında bir çıban gibi durmaktadır. Dersim’de egemenliği elinde bulunduran bazı aşiretler Ankara’nın talimatlarına uymamakta, kalkınma hamlelerine aşırı tepki vermekte, çevre illerde yağmacılık yapmaktadır.  

Genç Türkiye Cumhuriyeti Dersimdeki durumu düzeltmek için 1926 yılından 1938 yılına kadar toplam 25 adet inceleme ve rapor hazırlamıştır. Özellikle 1935 ve 1936 yılları içerinde içlerinde Başbakan İsmet İnönü’nün ve İktisat Bakanı Celal Bayar’ın yazdıkları dahil olmak üzere 6 adet inceleme yapılmış ve rapor hazırlanmıştır.     

Bu bağlamda Dersim’e yeni bir anlayış kazandırmak için seyitleri, ağaları ve tatsız olayları düşündüren Dersim ismi 25 Aralık 1935 yılında Tunceli olarak değiştirilmiştir. 

Birinci Dersim İsyanı 21 Mart 1937 yılında başlamıştır. Bu isyana karşılık isyanı bastırma çabaları 03 Mayıs -10 Eylül 1937 tarihleri arasında yapılmıştır. Bu harekat esnasında Türk ordusu 28 şehit ve 51 yaralı verirken, isyancıların toplam kaybı 265 kişidir. Bununla birlikte 58 isyancı yargılanmış, 14 kişi berat etmiş, 33 kişi ağır hapis cezasına çaptırılmış, 7 kişi (Seyit Rıza dahil) de idam edilmiştir. Bu isyana, bu bölgede ikamet eden 91 aşiretten sadece 6’sı katılmıştır. Birinci harekatının sorumlusu Başbakan İsmet İnönü’dür. Cumhurbaşkanı Atatürk olayın her safhasından haberdardır. 

İkinci Dersim isyanı 02 Ocak 1938 tarihinde başlamıştır. Bu isyana karşılık isyanı bastırma çabaları 12 Haziran-16 Eylül 1938 tarihleri arasında yapılmıştır. Bu harekat esnasında Türk ordusu 33 şehit, 60 yaralı vermiş, isyancıların toplam kaybı 1500 ile 3000 kişi arasındadır. İkinci harekatın sorumlusu Başbakan Celal Bayar’dır, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal hastadır, harekattan haberi vardır ancak harekata müdahil değildir. 

Dersim bölgesi ve isyancılarla ilgili bazı gerçekler şunlardır: 

-    1937 ve 1938 yılları Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in Hatay’ın Anavatan’a katılması için yoğun çaba gösterdiği yıllardır.  
-    İngiltere ile Musul sorununun yaşandığı dönemde Şeyh Sait isyanının,  Fransa ile Hatay sorununun yaşandığı dönmede ise Dersim isyanının çıkmasının altında emperyalizm vardır. 

-    Dersim,  soygun ve yağma içgüdülerine sahip aşiretlerin yaşadığı bölge olarak eski bir üne sahiptir ve bazı Dersim aşiretleri 1936 yılında yol kesmiş ve soygunlar yapmışlardır.(Abdullah Alpdoğan Paşa, 1936)

-    1937-1938 yıllarında Dersim bölgesine 15 adet kışla, 5 adet hükümet konağı, 8 okul, 9 adet köprü, 100 km aşkın yol yapılmıştır. 

-    Seyit Rıza, 30 Temmuz 1937 tarihinde Dersim Generali Seyit Rıza imzasıyla İngilizlere bir mektup yazarak isyan için yardım talebinde bulunmuştur. 

-    Birinci Dünya savaşında Doğu Cephesi’nde komutanlık yapan Kazım Karabekir1918 yılında yazdığı bir raporda Seyit Rıza’dan “Bu adam Ruslara dehalet etmiş; Rusların büyüklüğüne kanaat getirmiş ve Osmanlı Hükümeti karşıtı bir hınzırdır.” diye bahsetmiştir.

Bazı devlet yetkilileri ve yalancı tarihçilerce ortaya atılan aşağıdaki ifadeler asılsızdır ve belirli çıkarlar uğruna gerçekleri çarpıtmaktır. Bunları söyleyen yalancılara rağbet edilmemesi gerekir. 

•    Doğu’ya, Dersim’e asayişsizlik bahanesiyle baskı yaptılar. 

•    Dersim’de isyan olmadığı halde oraya bahaneyle harekat düzenlendi. Dersim’de adım adım bahaneleri hazırlanmış bir operasyon vardır. 

•    1937-1938 Dersim Harekatı sırasında 13 bin ile 50 bin arasında insan katledilmiştir.

•    Seyit Rıza 1915 yılı içerinde “din ve namusuyla devlete hizmet etmiş” bir aşiret reisidir.

•    Seyit Rıza suçsuz yere asılmıştır.

ahkucuksahin@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Elazığlı | 31 Ağustos 2020 21:25

    O zamanda ordu-siyaset İngiliz oyununa gelmiş. Olan bölge halkına olmuş. Kaçıp kurtulanlara Elazığ sahip çıkmıştır.

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ekm
09Ekm

Yöneticiler ve Halk

30Eyl
17Eyl
08Eyl

Gündüzbey’in Üzüm Kültürü