14 Emekli Generalin Tutuklanması - Ahmet Küçükşahin

14 Emekli Generalin Tutuklanması


Yargıtay 14 general ve amiral hakkında “Hükümeti ortadan kaldırmak ya da görevini cebren engellemek (darbe) suçundan” ömür boyu hapis cezasının onanmasına karar verdi. 

Yaşları 73 ile 89 arasında değişen emekli komutanlar (Ahmet Çörekçi, Aydan Erol, Cevat Temel Özkaynak, Çetin Doğan, Çetin Saner, Çevik Bir, Erol Özkasnak, Fevzi Türkeri, Hakkı Kılınç, İdris Koralp, İlhan Kılınç, Kenan Deniz, Vural Avar, Yıldırım Türker), bir dönemin sorumlusu olarak cezavine konuldu.

Genelkurmay eski 2’nci Başkanı Çevik Bir ile 1’nci Ordu eski komutanı Çetin Doğan tutuklandıktan sonra İzmir’de FETÖ’cülerin yattığı Buca Cezaevine nakledildi.  

Dava, 28 Şubat 1997 tarihinden 16 yıl sonra açıldı ve 24 yıl sonra onama kararıyla sonuçlandı. 

28 Şubat davasını açan savcı Mustafa Bilgili’dir. Bu şahıs, FETÖ üyeliği, devlet güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçlarından 17 yıl 1 ay hapis cezası almıştır. Halen tutukludur. 

Davayı açan savcıya belge gönderen hakim Albay Muharrem Köse, FETÖ üyeliğinden tutuklanmıştır ve halen tutukludur. Gönderdiği belgelerin sahte olduğu ortaya çıkmıştır. 

İddianameyi kabul eden hakim Hakan Oruç, FETÖ üyeliğinden hapiste yatıyor. 

Unutmamak gerekir ki, kural olarak, Türkiye’de ABD’siz darbe olmaz, yine Türkiye’de ABD’siz sistemi kökünden sarsan bir değişiklik de olmaz. 

Türk medyası 28 Şubatı, “türban” a indirgedi. 

Bu bağlamda anlatılan masal: Dönemin askerleri Müslümanlara savaş açmıştı, türbanlı öğrencilerin okuma hakkı elinden alınmıştı, din yasaklanmasa bile korkulan bir olgu haline getirilmişti, Müslümanlara her yerde işkenceler yapılıyordu, hapishaneler inançlarından vazgeçmeyenler ile doluydu. 

Olayın Gerçeği: Amerikan güdümündeki büyük sermaye, merkez sağı öldürerek siyasal İslam akımının gömlek değiştirmiş hali ile iktidara yürütülmesidir. 

Özetle, 28 Şubat süreci;

-          28 Şubat, ulusal güvenlik ve dış politikada ABD ve İsrail’e karşı konumlanmaydı. Bu nedenle ABD, 28 Şubat’a giden süreçte “Türk ordusu hizadan çıktı” tespitini yapmıştır. 
-          28 Şubat, (Rusya ve İran ile işbirliği ile) Türkiye’nin bölge merkezli politika yapmasını savunuyordu. 
-          28 Şubat, ABD tarafından dayatılan AKP hükümetinin kabul ettiği Kürecik Radarı’nı, (1997-1998 arasında) reddetmiştir. 
-          28 Şubat sürecinde Türkiye, ABD ve NATO bağımlılığını azaltmak için MİLGEM (milli gemi projesi) başlatmıştır. 
-          28 Şubat sürecinde Türkiye teknoloji transferi yapabilmek için farklı ülkelere yönelmiştir. 
-          28 Şubat, ABD ile işbirliği içinde olan “siyasal İslamcılar” ile mücadele etmiştir. 
-          28 Şubat, “Kayıp silahlar” ve özel çevrelerde satışı çoğalan “pompalı tüfek” satış ve alımlarına müdahale etmiştir. 

Sonuç olarak,  “28 Şubat davası”, Ergenekon ve Balyoz davaları gibi FETÖ tarafından Türk ordusuna karşı gerçekleştirilen operasyonlarından birisidir.  

Türk Adaleti tarafından komutanlar, “Hükümeti ortadan kaldırmak ya da görevini cebren engellemek (darbe) suçu”nu işlediğini iddia ederken, gerçek durumda, iktidardaki hükümet 28 Şubat 1997 tarihinden 18 Haziran 1997 tarihine kadar 3 ay 18 gün daha görevine devam etmiştir. 

Bununla birlikte, 28 Şubat davasının başladığı günlerde RP’ne ödenmiş olan 1 trilyonluk hazine yardımının geri iadesi için açılan bir başka dava vardır. Bu davada 74 kişiye verilen para cezası 2018 yılına gelindiğinde faizi ile birlikte 11,5 trilyona dayanmıştır. Sadece Erbakan’ın payına düşen para cezası 2,6 trilyon lira idi. (Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan, 2020’de rakamın 13,5 trilyon liraya (13,5 milyon lira) yükseldiğini açıklamıştır. Adalet, 80 yaşlarındaki komutanlar için aslan kesilirken, Refah Partisinden alınacak olan milletin parası için ortada görülmemektedir. 

Bu ceza, olmayan Türk Adaleti için yüzkarası bir şeydir. 

28 Şubat, 15 Temmuz gibi çok önemli bir tarihtir. Birbirlerinin zıddını ifade eder. 28 Şubat Cumhuriyeti korumayı hedeflemişken, 15 Temmuz Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı hedeflemiştir. Bu kumpas davası için verilen cezalar bunun kanıtı niteliğindedir. 

Cumhuriyet uğruna hapiste yatan komutanlara selam olsun. 

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

ahkucuksahin@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 5

  • Ali Rıza Bozkurt | 01 Eylül 2021 08:39

    Kumpaslar halen devam ettiğine göre fetoo içerde ol.asına rağmen fikri iktidardandı kı...hukuksuzluklar devam ediyor

  • Mirro | 30 Ağustos 2021 14:06

    Hocam bizzat yaşadıklarımız bize ogretilenlerdegil.acaba sizin yazdiklariniz size ogretilenler olmasın hocam.

  • Tamer ve Mirro için. | 29 Ağustos 2021 16:37

    Sizler, size öğretilenleri söylüyorsunuz. Zaten ben de, size öğretilenlerin dışında olanlara değindim. Şimdi, bizlere yansıtılanların dışında başka neler olmuş diye düşünmek ve araştırmak gerekir. Yani ipler kimin elindeydi? Benim hangi ülkede yaşadığımı da merak etmişsiniz. Ben o dönem Türkiye'de ve olayların merkezinde yaşıyordum.

  • Tamer | 28 Ağustos 2021 12:05

    Siz bu ülkede yaşamıyorsunuz herhalde o dönemi yaşadık gördük ama siz hayalinizdekileri uydurup uydurup yazmışsınız Allah size akıl fikir versin. Ama yinede siz hayallerinizle yaşamaya devam edin ayrıca türkiyede muhalefetle işbirliği yapıp yönetimi değiştireceğiz diyen abd nin muhalet dediği kesimdensiniz heralde

  • Mirro | 27 Ağustos 2021 21:58

    Siz ya o dönemi yaşamışsiniz bu genarallerle beraber masal dediğiniz Batı çalışma Grubu bilirsiniz başörtülü anaların oğullarının yemin törenlerine bile katılamadığı,namaz kılıp oruç tutanların fislendigi sağlık karneleri ne bile başörtülü resmin kabul edilmediği dönemlerde tankların yürüdüğü İçişleri bakanına söylenen sözler üniversitelerdeki ikna odaları,ve o kadar basartulu öğrencilerin okuyamadigi hatta hatta mecliste bile haddini bildirin dendiği dönemleri masal diye yorumluyorsunuz ya insanların aklı ile alay ediyorsunuz yada siz masal anlatıyorsunuz yada hikaye

YAZARIN SON 5 YAZISI