Telgrafla başlayan 58 yıllık aşk

Elazığlı Hamdullah Haki Beşe, 58 yıl önce annesinin çektiği 'Acele gel, seni nişanladık' telgrafı ile nikaha kadar hiç görmediği eşi Emine Beşe'nin elini hiç bırakmadı. Karşılıklı saygı ve sevgi sayesinde 58 yıl bir yastığa baş koyan çift, kendi istekleri ile geldikleri 'Huzurevinde' huzurlu bir hayat sürüyor.

Telgrafla başlayan 58 yıllık aşk
Bölge
Elazığlı Hamdullah Haki Beşe, 58 yıl önce annesinin çektiği 'Acele gel, seni nişanladık' telgrafı ile nikaha kadar hiç görmediği eşi Emine Beşe'nin elini hiç bırakmadı. Karşılıklı saygı ve sevgi sayesinde 58 yıl bir yastığa baş koyan çift, kendi istekleri ile geldikleri 'Huzurevinde' huzurlu bir hayat sürüyor.

Haber Editörü: Kayısı Haber

Elazığlı Hamdullah Haki Beşe, 58 yıl önce annesinin çektiği "Acele gel, seni nişanladık" telgrafı ile nikaha kadar hiç görmediği eşi Emine Beşe’nin elini hiç bırakmadı. Karşılıklı saygı ve sevgi sayesinde 58 yıl bir yastığa baş koyan çift, kendi istekleri ile geldikleri "Huzurevinde" huzurlu bir hayat sürüyor.

76 yaşındaki emekli avukat Hamdullah Haki Beşe, 58 yıl önce annesinin "Acele gel, seni nişanladık" telgrafı sonrası görücü usulü ile evlendiği 74 yaşındaki emekli öğretmen Emine Beşe ile kaldığı Gazi Huzurevinde de aynı yastığa baş koymaya devam ediyor. 2 çocuk ve 1 torunları bulunan çift, 1,5 sene önce kendi istekleri ile yerleştikleri huzurevinde 58 yıllık evlilik hayatlarında olduğu gibi huzurlu bir hayat sürüyor. Bir birlerine karşı tutundukları saygı ve sevginin görenlere örnek olduğu Beşe çiftçi, ise gençlere evlilikte hoşgörü ve güvenin önemini anlatıyor.

"Acele gel, seni nişanladık"

Emine hanım ile evlilik hikayelerini anlatan Haki Beşe, “Ben Iğdır’da çalışmaya başlamıştım. Bir gün bahçede otururken ailemden bana bir telgraf geldi. O zaman telefon yoktu. Telgrafta, ‘acele gel, seni nişanladık’ mahiyetinde bir yazı vardı. Telgrafı elime alınca heyecanlanmaya başladım. Kim ile nişanlandığımı da bilmiyordum. Yola çıktım. Kendi kendime dedim ki ’Elazığ’a gidince kızı orada görürüm’ diye, geldim ama göremedim. Ev eşyası aldık. Ağın’a gittik. Bu sefer Ağın’da görürüm dedim ama göremedim. Emine hanım beni daha önceden görmüştü ama ben hiç görmemiştim. Bir gün geldiler, dediler ki senin nikahın var. Haberim yok ama benden hariç herkesin haberi var. Evlerine istemeye gittik. Şahitler oturmuş ben de oturdum. Emine hanımı bekliyoruz, hiç görmemişim. Baktım, Emine hanım geliyor. Başına dört tane örtü sarmıştı. Sadece sol gözü gözüküyordu. Ondan sonra gelip yanıma oturdu. İmzalar atıldı ve biz evlendik. 1962 yılında evlendik ve 58 senelik evliyiz. Aramızda herhangi bir kötü davranış olmamıştır. Birbirimize hep saygı ve sevgi ile davranırız” dedi.

“Huzur evine kendi isteğimizle geldik"

Hiç kimseye zahmet vermemek için huzurevine geldiklerine de değinen Beşe, “İstanbul’da 40 sene kaldık sonunda Ağın’a geldik. Huzurevi diye bir şey duyardık. Huzur evinin toplumda huzursuzluk oluşturduğunu duyardık. Fakat biz gelmeye karar verdik. Çocuklarımıza zahmet vermemek için huzurevine geldik. Gördük ve beğendik. Çocuklarımız ilk duyduğunda üzüldüler ama sonunda buranın çok güzel olduğunu anlayınca rahatladılar. Biz burada rahatız. Yönetim gayet insanca ve sevecen davranıyor. Bizi görenler de gelmeye başladı. Çevreden, ‘bunlar da gidermiş’ diyorlar. Biz, burayı gördükten sonra eskiden duyduğumuz huzurevi korkusunu atlatmış olduk. İyiyiz, rahatız” ifadelerini kullandı.

“Bir evlilikte muhakkak güven olmalı”

Bir evlilikte sevgi, saygı, dayanışma ve paylaşmanın önemine değinen Emine Beşe ise, “Eğer tartışma ve çatışma yoksa orada bir tane diktatör vardır.Bizde böyle bir şey yoktu. Biz tartışabiliyorduk. Tartıştıktan sonra da birbirimize küsmüyorduk. Yani muhakkak ki yanlışlar oluyor. isteyerek veya istemeyerek oluyor. Güven çok önemli. Bir gün gelip ’sağlık ocağını kalkındırma ve sosyal yardımlaşma derneği kurmuştuk. Derneği fes etmemiz lazım. Ben İstanbul’a gidiyordum. Bayan arkadaşları da çağırdım.Genel kurulda bayan yoktu’ dedim. Bana döndü ’sen bayan arkadaşların olmadan yapamazmıydın’ bu çok güzel mesajdı. Bir evlilikte muhakkak güven olmalı. Güvensizlik diye bir ifade veya davranış olursa o evlilik her zaman sallantıdadır. Hoş görü olmalıdır. Yanlışlarımızı da hoş göreceğiz. Sinirlensek de konuyu bir daha açıp yumuşatma sanatını bileceğiz" şeklinde konuştu.

“Gençlik, çocuklar ile yaşlılar arasında köprüdür”

Gençlere ve yeni evlenen çiftlere tavsiyelerde bulunan Beşe, şunları kaydetti:

“Gençlik, çocuklar ile yaşlılar arasında bir köprüdür. O köprüyü hep beraber, çocuklar, yaşlılar ve gençler hepimiz beraber kuracağız. Çevremdeki gençlerden hiç şikayetim olmadı. Büyükler gençleri anlaması lazım. Gençler de onlara saygı duyup sevip sayması lazım. Evleneceğiniz insanı iyice tanıyın frekanslarınız tutsun. Siz ona güvenin o size güvensin eğer olmayacaksa hiç kırmayın yakın yoldan vedalaşın.”

Son Güncelleme: 14 Şubat 2019 10:22

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!